Avare
“Çalışma azmi gitgide sönmüş ve zihni verimsiz düşlerin hayal dünyasında yitip gitmişti; bu düşler merkezine daima Liebmann’ı oturtuyor ve güçsüzlüğünden dolayı yaşamında asla erişemediği binlerce biçim ve kazanımla gözünü boyuyuyordu. O da böylece ağır ağır çökmeye ve avarelik yapmaya başlamıştı. “
Sayfa 71·Kitabı okudu
O kadar cılız ve çelimsizmişim ki, doktor, sağ elinin şahâdet parmağiyle orta parmağını çenemin altına geçirmiş, beni mangal maşası gibi tutmuş ve leğene sokup bu vaziyette yıkamış... Halime bakanlar: – Yaşamaz bu çocuk! Demişler. Babam da, bir erkek çocuk sahibi olduğuna dair müjdeyi, o günlerde Boğaziçi’nde oturan büyükbabama vermek için tek başına kullandığı (brek) arabasının atını çatlatırcasına sürerek Sarıyer’i boylamış. Büyükbabam o kadar sevinmiş ki, o vakarlı ve ağır başlı Hilmi Efendi Hazretleri, hemen oğluyla beraber (brek) arabasına atlayıp aynı hızla İstanbul’a dönmekte ve kendisini havaî oğluna emanet etmekte tereddüd göstermemiş.. Fakat o da bana bakıp hayıflanmış: – Çok küçük... Yaşar mı, yaşamaz mı, Allah bilir! İşte tam tarih: 26 MAYIS 1904 - 1320 REBİÜLEVVEL 1323
Reklam
Mor Salkımlı Bir Akşamüstü Provası - Oğuz Kağan Aydos
“Sadece olanları görüyorum. Görmek, düşünmekten daha ağır. Herkes bir şeylerin peşinde koşuyor. Ama kimse, vardığı yerde ne yapacağını bilmiyor.”
Fikir İzleri Yayınevi·Kitabı okudu
Kendini kaybetmek, bazen başkalarının düzeni bozulmasın diye ödenen en ağır bedeldir.
Sayfa 12 - İndigo Yayınları·Kitabı okuyor
“ En ağır silleleri varsa da kader, Ezilir belki ama eğilmez başım. “
Sayfa 325·Kitabı okuyor
1000Kitap
En ağır silleleri vursa da kader Ezilir belki ama eğilmez başım
Sayfa 325·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam