Ben, el ayak çekildikten sonra odamın kapısını sürmeleyip kitaplarımla başbaşa kalmak saatini dört gözle beklerim. Çünkü, bu ömrümün bütün hazin sergüzeştini ve yaşadığım anın ağır sıkıntısını unuttuğum tek saattir.
Bu durumda, iyileşmenin anahtarı hastanın algılarının gerçek olmayabileceğini, dünyanın göründüğü kadar karanlık olmadığını anlamasını sağlamaktır. Bu konuda çok ağır ilerliyorduk. Herkesin onu incitmeye çalışmadığını anlamasına yardımcı olmaya çalışıyordum. Öğretmenler, akranlar, komşular gibi iyi yürekli, destekçi ve olumlu kişiler de olduğunu görmesini istiyordum. Ama genellikle kendisini ona geçmişte getirdiği acıdan ve korkudan korumak için içine kapanıyordu.
“Geçti anne,” dedim hıçkırıklarımın arasından. “Söyleyemediklerinin ağır yükü altında ezilmek yol artık, kırılan kanadını ellerimle saracağım, açık yaralarına nefesimle üfleyeceğim ve hepsi geçecek…”
Soğuk ve güneşli bir nisan günü saatler on üçü vuruyordu. Feci rüzgârdan korunma çabasıyla çenesi göğsüne gömülmüş olan Winston Smith, Zafer Konakları'nın cam kapısından hızla içeri daldı ama beraberinde bir miktar toz toprağın da döne döne içeri girmesini önleyecek kadar süratli değildi.
Koridor haşlanmış lahana ve eski paspas kokuyordu. Koridorun sonunda ise bina içinde sergilenmeye uygun düşmeyecek kadar büyük bir afiş duvara asılmıştı. Afişte bir metreden geniş dev bir surat vardı: Kırk beş yaşlarında, kapkara pos bıyıklı, haşin bakışlı yakışıklı bir adamın suratı. Winston merdivenlere yöneldi. Asansörü denemenin faydası yoktu. İşlerin en yolunda gittiği zamanlarda bile nadiren çalışırdı ve o sıralar gündüz saatlerinde elektrik kesintisi yapılıyordu. Nefret Haftası hazırlıkları dahilindeki tasarruf hamlesinin bir parçasıydı bu. Daire yedi kat yukarıdaydı ve otuz dokuz yaşına gelmiş olan, sağ ayak bileğinde de varis ülseri bulunan Winston merdivenleri birkaç kez mola vererek ağır ağır çıktı. Her sahanlıkta, asansör kapısının karşısındaki duvara asılı afişten o dev surat ona bakıyordu. Hareket ettiğinizde gözleri sizi takip edecek şekilde yapılmış resimlerdendi bu. BÜYÜK BİRADER SENİ İZLİYOR yazıyordu resmin altında...
Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 11.Basım, Eylül 2025·Kitabı okuyor