Ağır Roman
Ağır abilerin oynadığı süper bir klasik
Film
Kul Hakkının İndirgenemezliği - MÜFLİS
İslam ahlak ve hukuk geleneği, kul hakkını (hukûku’l-ibâd) Allah hakkından (hukûkullah) ayırmış ve onu daha ağır bir yükümlülük olarak konumlandırmıştır. Allah hakkı tövbe ve ibadet ile telafi edilebilir; kul hakkı ise ancak hak sahibinin helalliğiyle düşer. Kıyamet gününde “müflis” olanın kim olduğunu bildiren meşhur hadis, namazı, orucu ve haccıyla gelip; ama dövdüğü, malını yediği, özgürlüğünü gasp ettiği, kanını döktüğü insanların hakları kendisinden alındıkça sevapları tükenen ve nihayetinde onların günahları sırtına yüklenerek cehenneme atılan kişiyi tarif eder. Bu, fıkhın değil, doğrudan Peygamberî öğretinin merkezindeki bir uyarıdır. Hz. Ömer’in valilere ve kadılara yazdığı mektuplar, Hz. Ali’nin Mâlik el-Eşter’e gönderdiği meşhur ahidnâme, bu uyarının devlet adamı ve hâkim için ne anlama geldiğini ayrıntılarıyla ortaya koyar. Hâkimin, hak sahibinin yüzüne bakışı bile bir hak meselesidir; huzurunda taraflardan birini diğerine tercih edişi bir haksızlıktır; kararının gerekçesini açıkça yazmaması bir zulümdür. Klasik fıkhın “kaza adabı” başlığı altında topladığı bu hükümler, hâkimliği bir meslek olarak değil bir emanet olarak tanımlar. Emanetin sahibi ise her şeyden önce mazlumdur. İmam Gazzâlî, İhyâ’nın ilk bölümlerinde “ulemâü’s-sû’” (kötü âlimler) bahsini açar ve ülkemizde de yaygın olan bu tipi net olarak tarif eder. Sultanın kapısında duran, sofrasına davetten kimlik bulan, ilmini dünyevi makamların meşrulaştırılması için kullanan, hakikati söylemesi gereken yerde sustuğu hâlde tâli meselelerde âlimce konuşan, dilinden zühd ve takva eksilmeyen ama hâli zulme razı olan kişi. Gazzâlî, bu tipin tehlikesini sıradan bir günahkârın tehlikesinden kat kat ağır bulur; çünkü o, dini bizzat dinin aleyhine kullanır. Said Nursî de dini dünyevi mevkiin ve siyasi gücün
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yüreğimdeki Cam Kırıkları Artık dayanamıyorum bu mutsuzluğa… Bastığım her yerde keskin cam parçaları, Korkuyorum yola bakıp bir adım daha atmaya. Durmuyor sızı, artık kanayan her yerim; Kanlar içinde yüreğimin parkeleri... Üstelik bu enkazı temizlemeye hiç mecalim yok. Bir yağmur başlasa diyorum şimdi gözlerimden, Sicim gibi yağsa içimin yangınına; Yıkar mı dersin bu ağır acıyı? Temizlenir belki her şey, Akıp gider tortusu...
Geçmişin yara dolu izleri Bir avuç kum gibi kayıyor ellerimden. Savuruyor beni uzak diyarlara Yorgun bir yaprak gibi. Unutmak istiyorum o kara günleri Uykularımı çalan korkulu geceleri. Sessizliğe gömmek istiyorum hepsini Bir daha dönmemek üzere. Geçmiş, omzumda ağır bir yük gibi Her adımda biraz daha yoruyor beni. Ne kadar uzaklaşsam da Bazı geceler Yine buluyor beni
Şiir
pycharm kullanan havalı kızlara sırf tons of ai plugini var diye vscode kullanmak ağır gelirmis
tespit: Ben İtalyanca Yazıyorum Bakma Şapşik
"Hiçbir şey yapmadan da yorulabiliyor insan, düşündükleri ağır geliyor mesela." Octavio Paz
Alıntı