Yıkık bir oyun bahçesi, sınırda zorun raddesi Güneşin o ıssız sesiyle biter sorunlar kesin Daha çok yolum var kesin Sorun var, onun darbesiyle düştük Arka sokaklarda mutlu sonun maddesi Olumsuz sonuçlarda doğdun, kaderi yolundan çevir Ki lafını dinlemezse gövdesine doğrult hançeri Kaybolur o ruhban şeritte söner kudurtan şehir Bu zehri kustun bütün korkularını burundan çekip İnsandan robot yaptı, atomdan su, balıktan gemi Beyazdan siyah, griden bi' şehir, pamuktan demir Yok olma kurtul egondan son hızla atıp maskeni Kim miyim? Siktir et, bu kafiyeler kanıtlar beni Varoluş kâğıttan gelirken Doğu'dan ağıtlar gelir Bir darbe sarsabilir bedeni fakat dağıtmaz seni Senin tek hazinen kimliğin, düşün vazifen nedir? Ve neden ölümlerle beraber şu haziran gelir Boş verdim süslü cümleleri, ömür hüzünlü gülmeleri getirdi Ner'den baksan yetmiş sene sürdü gülmeleri Ve hepsi delirmişti Hayatları gürültülüydü, derinlerde yok ettiler sessizliği Günbegün geberip gitti hepsi megalomandı Hepsi cüzdanından emin Ve para düşmandı, zaten ölüm düşmanınla gelir Onun rüzgârıyla sevin pislik insanoğlu Benim hayalim ayaklarıma belki İzmir İzban'ıyla gelir Zengin ölmek için elli senemi harcayamam baba Buraya hapsedip avuttular bak arta kalan parayla Ve başlatıldı gezegenimde onca savaş, yalan Fazla yaşamak için düzene başımı sallayamam baba
Müzik
Keşke Anadolu'daki bütün dillerdeki ağıtlar kendi sesleriyle kaydedilse... Yaşar Kemal Gelecek Uzun Sürer
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
kafamda bir ev kurdum, içine hayalini koydum. kapısını gözyaşlarımla boyadım. duvarları hayal kırıklıklarımla ördüm. evin karşısındaki mezarlığa da artık yürekte acı tat bırakan aşkımızı gömdüm. şimdiyse geceleri bir ezan vaktinde ağıtlar yakıp dualar okurum orada yatan aşkımız için. bana olan sevgin arkada kalmasın sevgilim.
Gözlerin
ıslak imzalı bir ölümdü gözlerin ki gömleğimin cebinde unutulmuş açık gözlerimi kapatan ellerine ne zaman konmuş böyle vakitsiz şu kanadına ağıtlar yakılmış kuşlar .....
Şiir
Ne ilk taşı atan var kendine,ne ilk kurşunu sıkan,ne de ilk meşaleyi yakan. Zalim Fırat diye ağıtlar yakıp duruyoruz mütemadiyen.
1000Kitap
Zalim olmayanın payı ibret almaktır Köy tapınağında bir cenaze töreni vadilerdeki kalaşlar sosyal bir görevi yerine getirmek üzere toplanmış ölen yaşlı kadının ardından diğer kadınlar ağıt yakıyor erkekler daha sessiz Atlas sayı 85 Nisan 2000 Peygamberimiz SAV insanların önce yaratan Rabbin adı ile ikra oku emrine uygun olarak okuyup ilim öğrenmesini daha görüş bildirip fetva vermesini tavsiye buyurmuştur bu gün pakistanda. yaşayan paganist kalaş halkı müslüman bir coğrafyada farklı bir inanca inanıp ölülerine ağıt yakıyorlar kadınlar yas tutarken bir görevi yerine getirdiklerine inanıyorlar erkekler ise bu ölü uğurlama matemini sessizlik ve tefekkür içinde izliyorlar kadınlar ağıtlarla bazen bir kardeş bazen bacılarını toprağa verirken bizede acılarını paylaşmak başınız sağ olsun demek düşüyor bu matemler yakılan ağıtlar bir gün son bulacakmı peygamberimizin vasiyetidir bilmediğin hususda görüş beyan etme fetva verme ilim sahibi olmadan insanları yönlendirme ve insanlar konusunda hassas davran Bakara / 35. Ayet ey Adem eşinle beraber cennete yerleşin, oradaki nimetlerden istediğinizi bol bol yiyin buyurur işte insanlara ilim gözü ile bakar onları bir kitap gibi görürsen onlardan çok şey öğrenirsin bugün hindikuş dağlarında yaşayıp kökeni Makedonyalı iskendere dayanan kalaş halkıda ölüleri ile kültürleri ile bize dünya imtihanını ibretlik saat ve dakikaları anlatıyor zalim olmayan insanın payına ise sadece ibret almak düşüyor
Duygu ve Düşünce