Enverî — Ben maymun değilim. Omuzuna nasıl çıkayım? Sen yere otur. Ben omuzuna çıkayım. Sonra kalk. Agop — Ben deve değilim ki yüklendikten sonram kalkayım
Enverî — Siz meleksiniz. Elbette buna bir akıl düşünürsünüz. Göklere inip çıkan mahlûkat bu kadarcık bir yere yükselemezler mi? Agop — Melaik pasaportumuz üzerimizde yoktur. Şimdicik bunda birer insan gibi yaşıyoruz. Hem kimsenin gözü önünde uçamayız. Buna izin yoktur. Siz hiç melaik uçarken gördünüz?
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Enverî — Melekler, siz göğün kaçıncı katından indiniz? Kirkor — Biz göğün en üstünde paradide oturoruz. Gayet havadar. Bütün dünya ayakaltında tabak gibi görünor Enverî — Şimdi kâfirler esrar-ı semaviyye vü ilahiyyeyi keşif için tayyareler ile ta oralara çıkıyorlar. Agop — He evet, geçenlerde bir İngiliz tayyaresi ta yanımacak geldi. İçinde iki zabit oturuyordu. Benden cennetin yolunu sordular. Bilirsin söylemek için bize izin yoktur. Anlaşılor ki orası da hep İngiliz memleketidir deyi ortasına baryak dikecekler. Bir tekme vurduysam denizin dibinecek gittiler.
Ben beyit okuyunca arkadaşlarım
— Hüseyni-i Lahuri: Tu der-sühen şüdi vü lezzet ez-şekker kem şüd Tu leb güşudi vü sirabi ez-güher kem şüd Agop — Amin. Kirkor — Amin amin. “Başlayınca sen konuşmaya, şekerin lezzeti azaldı / Açınca sen dudaklarını, incinin parlaklığı azaldı”
Çüş ol Agop. Eşek meyhanede ne yapacak? Gazel bağıracak? Bırak ki orada eşekten beter zırlayanlar vardır. Fakat sözüm ona sanki onlar işte insandır. Eşekle bir agaz olmak istemezler. Kişizadelikleri bozulur. Sen bu hayvana şimdi münasip bir yer bul