İnsan gömdüğü şeyin gömüldüğü bu çok derin yerden asla çıkamayacağını, orada çürüyüp yok olacağını sanıyor. Ama öyle olmuyor, aksine gömülen şey katılaşıyor, zonklayan bir ağrı haline geliyor ve katılaşan bu kit-le bir de üstüne enfekte oluyor, insanın bilincine de belleğine de irin gibi, ince ince sızıyor.
Aristotel yanılmışdı: fəlsəfə biliyə duyulan ali istəyin nəticəsi deyil, ağrı və əzabdan xilas olmaq üçün hiss edilən cəsarətsiz bir istəyin nəticəsi idi.
Ölüm bir gerçekti. Tek gerçekti. Giden giderdi, kalan tükenirdi. Zaman geçerdi, acı dinerdi ama göğüsüne sapalan ağrı orada beklerdi. Ara ara sızlar, bazen azalırdı sonuç olarak hep oradaydı.