Suçluluk illeti, işlediğim suçlardan çok daha fazla zorlaştırdı hayatımı. Çünkü suç saklansa da, suçluluk kalır. Yastığın üzerinde uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul ağrı, kursakta bekleyen taş gibi kalır.
kalıtım. Yön sepsisi; buzun sözün
kuvarsa tekabülü, gitme, gidiş anttır,
çıkarsız bir yaralanıştır, itme, haykırış
çok sonra belirlenecek tek nazardır
ve o kalıplaşmış suni sevişmelerden sana çevrilen alkolün yalnızlıkta son kez, adına kırılmasıdır.
altı yüz duruyor ölü aynalarda
altmış, üstte titreyen misafir mezarlıkta
altı üste dönüştüren fahri uluyuş;
ağrı yapar açıp kapandıkça bazı göz;
yazılıyı reddeden, sözlüde aşktan başka türlü kopya çeken,
anarko-form bir şekilsizliktir link matematiğin
anlaşıldı, önce anlaşıldı, yerden tavana doğru uzanır
bıçak. sıcak bıçak. kaynar bıçak. çekilecek, ilerleyecek
Olan kıpkırık bıçak. yürü yürü sen de yürü ışık bıçak;
en rahat kıpırdanış bıçak.
vokal bıçak. koro bıçak. Sımsıcak
saplanacak! sapı tersine dönerek, saparak yanılarak saplanacak!
......ta kendisisindir, gerçeğe aykırı gelecek olan tek gerçek
......tek nazar, tek bıçak, tek seher ve.. adına kırılmasıdır...
Aramızdaki mesafe, bizi farklı bir açıdan birleştirecekti belki. Çünkü ayrı kaldığımız sürede birbirimize duyduğumuz özlem artacaktı ve hissettiğimiz sevginin boyutunu anlayacaktık. Mesafeler öyle acıtacaktı ki o acının karşılığı derin bir aşk demek olacaktı. Bir yanımız eksik kalacaktı, yüreğimize oturmuş bir ağrı olacaktı. Nefes alamayacaktık bazen. Üzüldüğümüzde, teselliye ihtiyaç duyduğumuzda, birine sarılmak istediğimizde alışkanlıklarımızdan dolayı telefona sarılacak veya eve giderek birbirimize koşmak isteyecektik; lakin o an bunu artık yapamayacağımızı fark edip boşluğa düşerek donacaktık. İkimiz de fazla duygusal insanlar değildik ama birbirimiz için bir şeyler hissediyorduk ve bu duyguları yoğun yaşıyorduk. Şimdi varlık kadar, yokluk da yoğun olacaktı.