Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin; Sana kâfir dediler, diş biledim Hakka bile. Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin, Kahpelendin de garaz bağladım ahlâka bile. Sana çirkin demedim ben, sana kâfir demedim; Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin. Yaşadın beş sene gönlümde, misafir demedim; Bu firar aklına nerden, ne zaman esti senin? Zülfünün yay gibi kuvetti çelik tellerine Takılan gönlüm asırlarca peşinden gidecek, Sen bir âhû gibi dağdan dağa kaçsan da yine Seni aşkım canavarlar gibi tâkip edecek! Faruk Nafiz Çamlıbel /Firari
Edebiyat
Aşk Risalesi
Uzanalım toprağın altına Çiçekler mayalansın göğsümüzde Bu akıp giden, bu kör gidip yol giden Kalabalıkları bu insanları Ezen çiçekleri, bir kere bile farkına varmayan Dökülen bu yıldızları yağmur birikintilerine Çiğneyerek geçen bu adamları ve kadınları Uyarmak için, bir an durdurmak için Bu bizi terkeden, bacaları öksüz ve boynu bükük Bırakıp giden leylekleri, o güzelim hacı leylekleri İçimizde sonsuzluk kavislerinden izlerini taşıdığımız Ama şimdi kendimizi zorlasak da anımsayamadığımız tasarlayamadığımız o kırlangıçları Ah tekrar dönülebilir mi? yaşayabilirmiyiz, Uzansak yerin altına ve toprak olsak. Erdem Bayazıt
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah, aşkın gölgeleri bile sevinçle dolu olursa böyle kim bilir ne tatlıdır aşkın kendisine kavuşmak!
Ah canım sevgilim derin bir okyanustayım hiç kimse gelmiyor bırak beni konuşayım En azından bugün bugünde son bahardayim Soracak olursan ben şimdi uzaklardayım
Ah güzelim. Keşke kollarında yaşasam ebediyen. Yaşam var oldukça yok olmasın dilerim. Dağlar tepesiz kalana, nehirler kuruyana dek. Kış gününde yıldırımlar düşene, Yaz günü karlar yağana dek. Yer gök bir olana dek. Ancak o zaman senden ayrı düşerim.
Ah ne az duydum Ne kadar az söyledim İşte bu yüzden hiç durmadan Seni seviyorum de
Müzik