#kimse#feritedgu#feritedgü#adayayinlari#feritedgüyüokumak#1950kuşağı#roman
"Sen hiç, bir Mayıs akşamı, bir gül ağacına bir dileğini asmadın mı? diyor Bir Ses. Ne dileği? diyor Öbür Ses. Hangi dilek? Hangi gül dalına? Ne zaman? Niçin? Nasıl? Nerde? Herhangi bir dileğin için, diyor O Ses. Örneğin bahçe içinde sessiz bir yuva. Örneğin anaç bir kadın, yatağını ısıtacak. Örneğin senin adını yaşatacak bir çocuğunun olması. Örneğin yaşamın değişmesi. Bir gül dalında mı? diyor Öbür Ses. Ya da bir kitap, diyor İlksözebaşlayan Ses. Kutsal kitap mı? diye sorarak cevaplıyor Öbür Ses (alaylı). Niçin olmasın? diyor İlk Ses. Ama onu çoktan yazdılar, diyor Son Ses. Bir de sen yazmak isterdin belki, diyor İnatçı Ses. Benim yazmak istediğimi başkaları yazdı, diyor İnançlı Ses. Hem de çok önce. Hem de ben bundan şikâyetçi değilim. Böylece, Benim kitabım çoktan dürüldü mü demek istiyorsun? diyor Hepsorusoran Ses. Hayır, düzüldü, diye düzeltiyor, Ezik Ses.Belki onun için asmışsındır dileğini bir gül ağacına, ılık bir hıdrellez gecesi, sabaha değin salınıp kalmıştır gül dalında, sabah gidip baktığında... Kafanı çalıştır, anımsamaya çalış, diyor üsteleyen Ses.
Niçin açtın bu konuyu? Benden ne istiyorsun? diyor Kırık Ses.
Çünkü sen yağmursan ben toprağım, diyor Dökük Ses.
Ben yağmayan bir yağmurumdur olsam olsam, diyor O Ses.
Ben de sütsüz kalmış bir bebeğim, ağlayıp kıvranan, yağmur yağdıracak Tanrı'ya adak olan, diyor Öbür Ses.
sen aysın, ben güneş; sen bana sırt çevirensin, ben sana yanıp biten; kıyamet günü anlatacağım sana büyük sevdamı.
Şimdi anlat, diyor Çekipgitmedeki Ses. Kıyamet günü, bugün.
anlatmanın gereği yok, diyor Cevapveren Ses. Ama dilersen, konuşalım.
Başka ne yapıyoruz ki? diyor Duran Ses.
Haydi başlayalım, diyor Yeldesavrulan ses...''
I.Bölüm
"Ah! dağ başında
kendini