9/10
·448 syf.··
2026 48. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 18:57
Ah bee, Çok güzel başlayan ve bir okadar heyecanla devam eden bir kitap. Tek üzüldüğüm konu 200.sayfada malesef kitabın esprisini anlamam oldu. Sonraki sayfaları 'düşündüğüm gibi değildir inşallah' hissiyatıyla okusam da, sonuç tahmin ettiğim gibi çıktı.
Ayrılık VaktiJodi Picoult · April Yayıncılık · 2017565 okunma
7/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 19:01
BİRAZ SPOILER İÇERİR!! <3 -bu kitaba hevesle başladım çünkü Ali hazelwood benim favori yazarlarımdan biri ama bence aşk hipotezi kadar iyi değil tam olarak ve kitapta bazı yerler o kadar sıktıki okumak istemedim bile ve bundan dolayı uzun sürdü maalesef (şubat ayında hiç okuyamadım çünkü projeler fln) ama onun dışında güzel yazılmış bir kitap bee ve levi'ın slowburn bir şekilde aşkları olması çok tatlıydı ama biraz sinir bozan kısım ise bazı yerler çok tekrar ediyordu ve bee ikide bir bayılıyordu biliyorum kitaplarda genellikle "ah ben kısa boyluyum ve sakarım" tipini gördüğüm var. (çocukluğum Ao3 ve wattpadte geçti jsjsjs) ama bence bee'nin problemi beyinde olan hasardan tahminen çünkü en küçük şeyde bile bayılması çok garip kız öyle mal tipten değil ve kitaplarda bilim insanlarını görmek beni hep mutlu etmiştir ama kitapta tatlı görünsün diye ikide bir bayılan tipten yazılması biraz saçma bana göre.Olayın aslı şu plottwist oluyor guy başta çok nazık davranıyor bee'ye karşı ve hatırladığım kadar ona çıkma teklifi ediyor ama elinde yüzüğü görünce geri çekiliyor ama şey şu bee kocasından iyiki ayrılıyor (tom tam bir pislik) neyse kitabın devamında guy elinde bir silahla bee'yi öldürmek istiyor çünkü kıskanıyor ama Fiziksel çatışmadan önce Guy sahip olduğu erişimi kullanarak çevrimiçi ortamda yasal ve etik bir skandal yarattı Bee'nin bilgisayarını manipüle etti sosyal medyasına erişti ve araştırma verilerini değiştirerek onun yetersiz görünmesini sağladı böylece projeyi sabote ediyor ve buda biraz beni şoke etmişti aslında ama Levi beyimiz bee'yi kurtarıyor. Ama kitap genel olarak güzeldi diyebilirim tavsiye edermiyim? Ederim ama bazı yerler sıkıyor diyebilirim Beyindeki Aşk Ali Hazelwood
1000Kitap
Beyindeki AşkAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20221,407 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nerede İki Kraliçenin Savaşı ?
8/10
·728 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:00
Seriye sonuna kadar bağlılık yemini etmiş olabilirim.. Her kitabı bi öncekinden daha iyi bir şekilde geliyor ve her kitabın sonunda bambaşka bi olaya geçiş yapar halde buluyoruz kendimizi. Olaylar ince ince işleniyor konu örgüsünde hiç kopukluk hissetmiyoruz okurken. Katakterler arasında ki bağlılık okuyucuya da fazlasıyla geçiyor. Ama bi yerden sonra, onca sayfadan sonra ; Hadi savaş, hadi kıyamet kopsun, hadi ölsün artık şu Isbeth hadi artık yakın yıkın, Krallıkları kurtarın bi sonuç görelim beklentisine girdim. Anne kızın “al sana bombe” misali birbirlerine yaptıkları misillemeleri okuyoruz. Ortaya çıkan sırlar baya olay yatartı tabi, hadi bee bu kadar da olamaz dediğim bir çok şey oldu. Poppy her kitap da seviye atlamaya devam ettiği gibi bu kitapda da durmuyor ve biz onu bir tanrı sanarken kendisi İlkel bir tanrılık seviyesine ulaşıyor. Casteel’i kurtarmak için yaptıklarını okumak çok heyecanlaydı. Kieran Poppy ve Casteel’in birleşmeyi gerçekleştirip ömürlerini birbirlerine bağlamaları….Aralarında ki derin bağın daha yüce bir şeye dönmesini okumak keyif vericiydi. Ah şükür Isbeth öldü Kan Kraliçesi devrildi, bitti derken aslında herşeyin daha yeni başladığını görüyoruz ve koşarak diğer kitaba geçiyoruz. İki Kraliçenin Savaşı Jennifer L. Armentrout
Alıntı
İki Kraliçenin SavaşıJennifer L. Armentrout · Dex Kitap · 2023367 okunma
*Oh bee sonundaa *diyeceğim eserin incelemesini yazıyorum:)
Puan vermedi·400 syf.··
2026 8. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 00:56
Ah be Kafkaa .Ne zaman bitecek diye sabırla beklediğim ve sonunda biten o kitap !. Kendi iç dünyasındaki çatışmalarını, kaygılarını , yalnızlık duygusunu ve varoluşsal sorgulamalarını nasıl da yansıtıyorsun böyle .Bu eserde aşk ,idealize edilen bir duygu olmaktan çok ; korku ,bağımlılık, suçluluk ve yetersizlik hissiyle iç içe geçmiş karmaşık bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor .Kafka 'nın Milenaya duyduğu yoğun bağlılık ,onun kendi kırılgan yapısıyla birleştiğinde ," sevmenin aynı zamanda incinmek" anlamına geldiğini gösterir.Eğer tutkulu , dramatik ve psikolojik derinliği olan metinleri seviyorsanız ,bu kitap sizi içine çekecektir.Ancak hareketli bir kurgu yada romantik bir mutluluk beklentisiyle okunursa sizde hayal kırıklığı yaratabilir .Çünkü eserde öyle bir son yok maalesef .Kafka ' nın yazdığı bu mektuplar onun maskesiz hâlidir binevi.Okuyucular zihninin en savunmasız köşelerine tanıklık eder.Aşk ,burada huzur değil ; kaygı , bağımlılık ve iç çatışma üretir .Bu yönüyle eser ,modern bireyin sevme biçimini ve iletişim kurma zorluklarını anlamak için güçlü bir kaynaktır.Sonuç olarak ,herkese hitap eden bir kitap değildir ; fakat doğru bir okur için çok sarsıcı ve unutulmaz olabilir .Eğer bir insanın sevdiği kişiye yazarken bile kendi iç karanlığıyla nasıl mücadele ettiğini görmek istiyorsanız, bu kitabı okumak isteyebilirsiniz.Bu incelemeyi yazmak için çok bekledim ve sonunda yazabildim.Benimde yeri geldiğinde sarsıldığım ve kendi iç çözümlemelerime gittiğim bölümler oldu . Dilerim sizin de çok keyifle okuyacağınız ve kendinize bir pay çıkaracağınız bir eser olur .Keyifli okumalar sevgili okuyucular:)
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Sıfır6 Yayınevi · 201965,9bin okunma
9/10
·479 syf.··
2026 31. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 16:12
Ah bee... Bu kadar güzel bir hikaye, bir mutlu sonu hak etmiyor muydu? Gerçi mutlu sondan ne anladığınıza göre değişebilir tabii bu yorum. Öte taraftan bakınca gayet mutlu bir son oldu çünkü. Ömer'e mi yanayım, Çeto'ya mı güleyim bilemeden bir çırpıda okudum Kün'ü. Sezgin Kaymaz benim favori yazarlarımdan biridir zaten. O kadar severim ki, okumaktan kaçınırım hemen bitmesin diye. Başlayınca durulmuyor, onu biliyorum zira. Keyifle okudum, tavsiye ederim. =)
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınları · 20141,741 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 77. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 16:09
JOHN BARLEYCORN-JACK LONDON Ah be Jack London her seferinde bana okumayı aşılıyor daha çok daha çok kitap okumam gerektiğini hissettiriyor. Cidden bam başka bir yazar. Yine muazzam bir eserinin sonuna geldim Jack London küçüklüğünü anlatırken dahi üslubu aynı kalması çok kaliteli bir dil kullandığının göstergesidir. Çocukların nelere yasak koyulursa bu yasakları yapmak istemesi bu kadar iyi anlatması tatlıydı. Eserde kadınlara seçme hakkı ve kadınların bazı mekanlara girememe sorunlarından bahsetmiş ve Jack London başlarda kadınlara haklar verilmesine karşı çıktığını söylese de sonrasında bu düşüncesinin yanlış olduğunu kabullenmiş gözüküyor. ‘’Nane molla’’ deyimini kullanması çok hoşuma gitti meğerse baya bir kullanılan deyimmiş ki ben çok kullanırdım ve sadece bizim oralarda kullanılan bir deyim sanırdım bu da benim cahilliğimin ürünüymüş. London’un annesinin şarap içmesi ve öğretilerinden sonra çocukken şarap içip tehlike geçiren London aslında annesinin öğretilerini uyguladığı ve onu örnek aldığını nasıl anlatacaktı aynı sigara içen bir anne-babanın çocuğuna sigara içtiği için çok kızması gibi bir olgu örneği. Jack London’un 15 bin ciltlik kitabının olması ve her an okumak istemesi üslubunun kalitesinin çok okumasından kaynaklandığını söylesek yanılmış olmayız herhalde. Çocukken içine kapanık bir çocuk olması, öğretmeninin kendisine bir kitap vermesi üzerine tepkisiz kalması ancak aslında kitap okumayı çok sevmesinden kaynaklı öğretmenin bir kitap daha vermesini umması üzerine öğretmeninin kendisine bir kitap vermemesi üzerine evine dönerken tüm yolu ağlayarak geçirmesi cidden bu nasıl bir tutku dedirtti bana. ‘’ İçmek erkeğin alametiydi’’ Toplumlarda bunu başarı olarak anlatanların her zaman geri zekalı olduğunu düşünürüm. Fazla alkol alıp bana bir şey olmaz
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,840 okunma