Ah be Isabella :/
"Ona kalbimi verdim, aldı, didik didik edip öldürdükten sonra gerisingeri bana fırlattı."
Sayfa 210 - Can Klasik Yayınları 44.Basım, İstanbul, Şubat 2026·Kitabı okudu
1000Kitap
- Angelo: "Kadınların da zaafları var." - Isabella: "Kendilerini hayranlıkla seyrettikleri aynalar kadar kolay kırılır onlar. Ah! Kadınlar! Nasıl da yararlanır erkekler onların zaaflarından. Tabii ki bizim zayıf yanlarımız erkeklerden fazladır çünkü biz yumuşak huylu, yumuşak başlı yaratılmışız. Kolayca aldanırız."
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Peki, kim olacak bu?" diye sordu Jamil. "Kim, ne olacak?" dedi Midhat. Hanın dışında birileri kavga ediyordu. Midhat asılı olan top top kumaşların arasından boynunu uzatarak ne olduğunu anlamaya ça­lıştı, ama insanların yalnızca başlarının arkasını görebildi. "Eşin," dedi Jamil. "Kim olacak? Yani henüz biliyor musun?" ''Ah, hiçbir fikrim yok. Dışarıda ne oluyor böyle?" "Burası hep böyledir. Her gün burada çalışırken, muhtemelen bu tür şeylere oldukça bol tanık olacaksın." Midhat, Kamal Mağazasının eşiğinden dışarı adım attı. El-Manara saat kulesinin yanındaki meydanın kıyısında bir İngiliz askeri, etrafı izleyicilerle çevrili bir sebze arabasının sürücüsüne el hareketleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Midhat, askeri yalnızca arkadan gö­rebiliyordu: başında yuvarlak tepeli bir şapka, üzerinde kum rengi, kısa pantolonu dize kadar uzanan bir üniforma vardı. Bacaklarının alt kısmı bandaja benzer bir şeyle sarılmıştı. Bir koluna kayışla asılı bir tüfeği vardı ve diğer eliyle havada bir kitap sallamaktaydı. Sürücü yüksekte oturduğu için yüzü görünüyordu ve kalabalığın tepkileri­ ni yönetiyordu: kızgınlık, eğlenme, tükenme, sinirlenme. Arabanın uzak köşesinde duran üçüncü bir adam, bir Nabluslu konuştu. "Bas ehkeelu [Sadece söyle]," diye seslendi sürücüye. "Domates­ler. Adaysh andak [Kaç paraya satıyorsun] ?" "Domatesleri saymadım. Neden sayacakmışım ki domatesleri? Hemar [Eşek herif] ."
Sayfa 209 - Alfa yayınları 2020
Edebiyat & Roman
Ah İsabella...
"Hayat bizi mümkün olan her fırsatta birbirimizin yoluna çıkarırken onu nasıl aklımdan uzak tutabilirim?"
Sayfa 81·Kitabı okudu
1000 Kitap
ANGELO Size gelince, dilediğinizi söyleyin herkese, Benim yalanlarım sizin doğrularınızı bastırır. ISABELLA Kimlere şikâyet edebilirim? Etsem kim inanır ki bana? Ah siz şom ağızlılar, siz suçlamak için de Bağışlamak için de aynı dili kullanırsınız, Yasayı istediğiniz gibi yorumlar, ona boyun eğersiniz, Doğruyu ve yanlışı çıkarınıza göre kabul edersiniz!
1000Kitap
Ah İsabella ah!
"O yontulmamış bir elmas ya da gösterişsiz olmasına rağmen içinde inci olan bir istiridye filan değil... O yırtıcı ve acıma nedir bilmeyen vahşi bir kurt gibidir.... Bir yük gibi gördüğü anda, seni bir serçe yumurtası gibi ezer o, Isabella.
Sayfa 146·Kitabı okudu