"Orduda görev alamıyor mu? O zaman devlet kurumlarına başvursun. Bir tüccarın yanında çalışmaya devam etmek mi zorunda? O zaman işin ustası olmaya çalışsın. Sessizlik yemini mi etmiş? O zaman yurttaşlarına sessizliğiyle yardım etsin. Forum'a girmesi tehlikeli mi? O zaman ne kadar iyi bir iş arkadaşı, ne kadar sadık bir dost ve ne kadar ölçülü bir misafir olduğunu insanların evlerine giderek, toplantılara ve kutlamalara katılarak göstersin. Bir vatandaş olarak görevlerini başarıyla gerçekleştiremedi mi? O zaman insan olarak görevlerini başarıyla gerçekleştirmeye çalışsın."
— Seneca, Ruh Dinginliği Üzerine, 4.3
Sonunda İç Savaş'tan galip olarak çıkan Lincoln ölmeden kısa bir süre önce generallerin ve komutanların olduğu bir kalabalığa, kendisine üst düzey bir devlet görevi için başvuran bir adamın hikâyesini anlattı. Adam önce dışişleri bakanı olmayı ister. Reddedilince farklı ve daha mütevazı bir pozisyon için başvurur. Tekrar reddedilince alt kademe bir gümrük memuru olmak ister. Bu isteği de reddedilince sonunda Lincoln'dan bir pantolon ister. Lincoln hikâyesini kahkahalar atarak bitirir: "Ah, alçakgönüllü olmak ne güzel şey!"
Bu hikâye Stoacılığın esnekliğinin ve kararlılığının vücut bulmuş halidir: Eğer bunu yapamıyorsak, o zaman belki şunu yapabiliriz. Eğer şunu da yapamıyorsak, o zaman belki başka bir şey yapabiliriz. Eğer o da mümkün değilse her zaman bir alternatif vardır. Son durak sadece iyi bir insan olmak olsa bile, bu bizim için felsefemizi deneyimlemek ve ona katkıda bulunmak için sunulmuş bir fırsattır.