A.

Geçer gözüm İçimizden bir aşk geçer Ve keder Ve heder olmuş bir hayat Nasıl geçerse zehir damarlarımızdan Öyle yavaş öyle deşer de geçer Koyarlar cesaretimizi bir sokağın tabelasına Binlerce çocuğa adımızı verirler Bize ölüm bize kurşun bize hançer neyler Neyler ömrünü cebine koymuş adama yağlı mavzer ... İbrahim Sadri
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“İlk taşı, günahsız olanınız atsın”
Din
Bilmek
bir dönem "bilmek" kavramı üzerine epey acı çekmiştim. bu kavramı hem içten hemde dıştan bilebildiğim zaman sanki o eksik parça tamam olacaktı. ama şunu unutuyordum: bildiğini bilene yeni bir bilgi verilmezdi. Allah Resulü Cibril'in "oku" hitabına cevaben "ne okuyayım" deseydi, altı bin küsur ayet hasıl olamayacaktı. Sokrates bilmenin soylu tadına 'bilmiyorum' diyerek vardığı için ideaların aslı sana değil de ona gösterildi. önce bilmediğini kabul etmek zorundasın. ve şunu unutma bilmek yalnız ilm'el yakin seviyede değil. ayn'el yakin hatta daha da ötesinde hakk'al yakin bir bilmek de var. birçok entelektüelin bilgisinden beklediği hazzı alamamasının sebebi ilm'el yakin bilmenin zirve olduğunu sanmalaları. ne acı. bilmek bir sırdır. sözle beyanın hatta maddenin çok ötesinde. önce kabul et.
Felsefe-Düşünce
"Şimdi o bir peygamber mi?" diye sordu. "Evet, Zeyd, o bir peygamber. Ne yaptığını kendi gözlerinle gördün. Sence bir yalancıya benziyor muydu? Kazandı Zeyd. O kazandı. Bir yalancının muzaffer olduğu nerede görülmüş? Böyle bir şey olabilseydi, ben de olurdum. Bir yalancının savaş meydanında 'Ben peygamberim!' diye bağırdığı nerede görülmüş? İnsanlar gerçek peygamberleri, gerçekleri, söylüyorken terk edip gittiler. Onun sözleri nasıl bir yalan ki binlerce insan hâlâ onun için ölüme koşuyor. Seni görmeden önce yaralılar arasında geziyordum. Birisi 'Muhammed'i son kez görseydim.' diyordu. Hangi yalancı bu kadar sevilmiştir? Allah'la konuşmayan birisi ölüm bu kadar yakınken 'Ben peygamberim!' diye bağırır mı? Elinin altında Arabistan'ın bütün zenginlikleri varken bir dilenci gibi kendi hırkasını kendi elleriyle yamar mı? Hangi yalan? Ne için yalan? Her şeyini feda edip karşılığında hiçbir şey almazken, taşlanmak aşağılanmak, savaşmak pahasına söylenmiş ne tür bir yalan bu?"
Sayfa 541
"Türkiye'deki gençlere benim tavsiyem, günlük politikalar ile uğraşmayın bütün enerjinizi işinize verin. Bilim öğrenmeye çalışın, günlük dedikodularla uğraşmayın. Ben Türkiye'deki günlük kavgalar takip edersem üzüntümden çalışamam." -Aziz Sancar (Nobel Fizik ödülü sahibi bilim insanı) Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan bir videodan sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim. İzlediğim video de genç bir üniversite öğrencisinin yaşadığı sosyopatlık rahatsızlığından bahsediyordu. Bu hastalıktaki kişiler empati yeteneğinden yoksun, acı çekmeye bağımlı ama acı eşiği olmayan, kaos ve entrikalarla beslenen kişilermiş. O hastanın en çok sevdiği şeylerden biri sosyal medyada sahte hesaplar açıp insanlara iftiralar atıp kaos çıkartıp kişi ve kurumları birbirine düşürmek. En son yaptığım araştırmalarda dünya genelinde her 4 bireyden 1'i psikolojik rahatsızlıklarla karşı karşıya. Elbette her psikolojik rahatsızlığı olan bireyde bu tarz semptomlar olmayabilir. Ama gene yaptığım araştırmalarda hiçte azımsanmayacak bir kitle, insanları birbirine düşürmekten rahatsızlıkları sebebiyle zevk alıyor. Şimdi bu birinci kısımdı. İkinci kısımda ise biliyoruz ki sosyal medyalardaki kişi ve kurumlar birçok sosyal medya platformunda gündemde olabilmek için ücret karşılığında kişiler çalıştırıyor. Bu Twitter da ise hastang satın alıp bot hesaplardan gerçek kişilere ait olmayan tweetler paylaşılıyor. Instagram da yada diğer mecralarda da yorum ve post paylaşımları karşılığında bu ve buna benzer olaylar var. Bir düşünür şöyle söylüyor: "Bir nebze gelişmiş toplulukların tartışma konusu siyasettir, daha da gelişmiş olanlar ise sanat ve edebiyattan bahsetmeye başlarlar.” Bu düşünürün bilmediği bir topluluk daha var. Ama o topluluğa yazının insicamı gereğince giremeden devam ediyoruz. Evet gelişmekte
1000Kitap