Team Ryannnnnn
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:01
Biraz uzun sürdü okumam ama kitapla alakalı değil benim zaman sıkıntımdan kaynaklı. Ay neyse boşverin sanırım hayatımda okuduğum ikinci ya da üçüncü romantik/aşk her neyse kitabı olabilir. Normalde hiç sevmem yani ilgimi çekmez hadi dedim değişiklik olsun hem adı da kitapevli üç beş kitap tavsiyesi çıkar en kötü. Amaaaaa hiç öyle olmadı gerçekten sonsuz tavsiye edeceğim aşırı keyifli fakat fazlasıyla smut içerik var onu da belirteyim beni çok rahatsız etmedi ama yazarımız araya cinsellikte sıkıştırmak istemiş demek ki. Konu inanılmaz klişe ama karakterler şahane gerçi kızımız Josie pek sevimli bir karakter olmasa da sonunda yaptığı şeylerden kaynaklı biraz sevdim diyebilirim. Ryannnnnnn şu an emoji olarak kalp gözler koyduğumu hayal edin, böyle bir erkek modeli varsa türünün nadir örneklerindendir herhalde:D yani üzümlü kek işte ya da koala yavrusu ya da sonsuzluğa kadar uzar. Unique bir erkek işte shahaha al pamuklara sar AHAHAHA daha uzatmıyorum ve iyi ki okudum diyorum gerçekten çok keyifli bir okumaydı. 9/10 verdim 1 puanı klişe davranışlardan ve diyaloglardan kırdım ihihihi . Herkese keyifli okumalar diliyorum. Sevgiler.
Kitabevi SavaşlarıAli Brady · Nox Yayınları · 202636 okunma
Spoil & spoisiz inceleme.
8/10
·624 syf.··
2026 97. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:00
Selamlarr. Öncelikle şunu belirteyim ki benim gibi daha önce Dilara'dan Ölüler Konuşamaz kitabını okuyup pek sevemediyseniz bu kitabına kesinlikle şans vermeniz lazım. Ben ölüler konuşamaz'ı neredeyse 2 yıl önce falan okudum. Hikaye gerçekten güzeldi ama sonda çokta mükemmel bir ters köşe olmadığı için sevememiştim. İncelemeye geçmeden önce şunu belirteyim ki SPOİLER var! Kitabı okumadıysanız bu incelemenin bazı kısımlarını okumayı önermiyorum. Burada SPOİLER yok. -------------------------- Şimdi, öncelikle kitap aşırı derecede akıcıydı. 600 küsür sayfa ve puntosunun küçük olmasına bakmayarak ben 1 buçuk günde falan bitirdim. En azından biraz hızlı okuma alışkanlığınız varsa eminim sizde çabuk bitirirsiniz. Yazım dili mükemmel değildi ama gayet yerindeydi. Vasat diyeceğim şekilde kötü değildi en azından. Betimlemelerin de çoğunu beğendim. Gelgelelim ki kitap da klişe olan bazı sahneler de vardı. Bunları okurken bazen gözlerimi devirmedim değil :D Şuna da belirteyim ki kitap 2 kişinin dilinden anlatılıyor. İkizler olan Mira ve Lina'nın dilinden. İlk başlarda biraz kafam karıştı kim kim diye ve ya hangi zaman dilimindeyiz diye ama sonra alıştım artık. Karakterlere gelecek olursak ben Lina ve Ege çiftini Mira ve Poyraz'dan daha çok sevdim. Lina ve Ege yan karakterler sayılmasada hikaye onların üzerine kurulu olmadığı için birnevi yan karakter sayılıyorlar ama. Mira ve Poyraz'ın ilişkisi bana biraz toksik çift vibe'sı verdi. Hele Poyraz'ın bazı odun haraketleri :) SPOİLİ kısıma geldik. -------------------------- Kitap da 2 tane ters köşe vardı. Ancak ben diğer okurların incelemelerinden okuduğum kadarı ile insanların daha çok şaşırdığı ters köşeye değil diğerine şaşırmışım galiba hahshs. Katilin Tuna çıkması beni aşırı hayal kırıklığına uğrattı. Çünki ben Dilara'dan daha
1000Kitap
Kayıp YansımaDilara Keskin · İndigo Kitap · 2025259 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
972 sayfa, 2 harita, 130+ karakter. kör olma garantili.
9/10
·976 syf.··
2025 99. kitabı
epik fantastik severler toplaşın. hesabım kapalıyken gizli gizli okuduğum o efsane kitabı anlatıyorum 972 sayfa, 2 harita, 130+ karakter. kör olma garantili. öncelikle kitabın adını ele alalım. portakal ağacı manastırının bu devasa kurgudaki yeri bu kadar önemli değildi sanki ya? kitabın neredeyse 400. sayfasına kadar manastır hakkında hiçbir şey bilmiyorduk bile. kalan zamanımızda da kopan kıyametlerden oraya sıra gelmedi ahahhas bilemiyorum altan. belki kurgunun diğer kitaplarında anlarız. ilgililere duyurulur :d Pegasus Yayınları ikinci konu; kurguya ayrılan vakit. ilk 300 sayfa zaten kitap size kendinizi tam 1 akılsız gibi hissettiriyor o zaten cepte. 500’lere geldiğinizde tam anladım diyecekten bir küfürdü kıyametti derken son sayfadasın. bi tık dengesiz geldi planlaması. son meeh diyebileceğim nokta ise yazarın kurguda köşeye sıkıştığı her anda çakallık edip god’s hand kullanması. anlamadık sanma. akıllı seni :d atmosfer müthisti. game of thrones’u, tudors’u, throne of glass’ı biraz da merlin’i bir kapta eritin. üstüne şeker, baharat ve iyi olan her şey. oldu sana bu kitap okunur mu? KESİNLİKLE. ama diyorsanız ben fazla emek veremem, ne olacaksa olsun bitsin, bu kitap sizi üzebilir. tam tersi kitap sizden çok fazla emek ve sabır istiyor. ama sonunda değiyor kesinlikle.
Edebiyat
Portakal Ağacı ManastırıSamantha Shannon · Pegasus Yayınları · 202524 okunma
Hem kalbimi kırıp hem tamir eden bir kitaptı
9/10
·400 syf.··
2025 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 00:00
Uzun zamandır beni böylesine ağlatan bir kitap okumamıştım,hele ilk sayfalar.. bir an ağlamaktan okuyamıcam diye endişelendim. Ama sonra yavaş yavaş bu endişem yerini güzel bir heyecana bıraktı. Kitap mutlu sonla bitiyor onu bir söyleyeyim, spoiler sayılmaz bence merak etmeyin :) Konusuna gelecek olursak Mercan ve Elif yetiştirme yurdunda büyüyen iki kızdır. Elif evlenir ve İpek adında dünyalar tatlısı bir kızı olur Mercansa çok çalışır ve iyi bir üniversiteye derece yaparak girip okumaya başlar. Ama ne yazikki kader Elif'i bu hayattan bir kazada koparır... Bebeğin babası Burak kızını yetiştirme yurduna verecekken Mercan yetişir ve İpek'i almak ister, yurtlarda büyürken Elif'i bilmeyerek büyümesini istemez ve ona kendisinin bakacağını söyler. Burak kabul eder, çekip gider. Ama şöyle bir sorun vardır ki Mercan'ın evi bile yoktur, parası azdır, ayrıca okuyordur. 18 aylık bir bebekle başbaşa kalmıştır. Üstelik bu hayatta tanıdığı sayılı insanlar olan yurt müdürü ve yurt ablasindan da yardım isteyemez çünkü isterse İpek'i ellerinden alırlar. Zorlu ve perişan geçen birkaç haftanın ardından Mercan o kadar zor durumda kalır ki duaya sığınır ve tam o anda üniversiteden arkadaşı Hale ile karşılaşır. Hale yardım edebileceğini söyler. Mercan önce kabul etmez ama İpek için mecburen kabul eder. Sonrası ise yavaş yavaş umut ışığının doğduğu,olayların güzel gelişeceği sayfalar... Kitap 10/10 olabilirdi ama 1 puanı Mercan'a biraz kendimce sinirlendiğim için kırdım. Ne inat ettin be kızım yeter yahu neyseki akıllandın aferin ahahaha :D Yeri geldi hüngür hüngür ağladım yeri geldi kıkır kıkır güldüm yeri geldi sinirlendim yeri geldi kalbim ısındı. Kitap böyle bir etki bıraktı bende. Hem kalbim kırıldı hem tamir etti yani. Ben Betül Güçlü okumayı seviyorum zaten bu kitabını da uzun zamandır
Kırık DesenlerBetül Güçlü · Ren Kitap · 2025243 okunma
9/10
·536 syf.··
2025 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 21:59
Bitirdiğimde tavanla bakıştım bir süre... Başlangıçta ise önyargılıydım, yalan söyleyemem. Çünkü içerik olarak biraz farklı ve oldukça karamsar. Sık sık "Ben ne okuyorum?" dedim. Ve bana göre böyle çarpık zihinlerin içini okumak rahatsız hissettirdi. Sonra düşündüm ki, her zaman onayladığımız ya da doğru bulduğumuz şeyleri okumak da pek mantıklı değil. Evet okurken yüzümü buruşturduğum çok an oldu ama zaten kendinde olan her insan doğru ve yanlışı ayırt edebilir diyerek devam ettim. Ki Kinyas ve Kayra'nın problemi de tam olarak bu aslında. Onlar kendinde olmayı geçtim, kendilerinden kaçıp hiç olmaya çalışan ve bu yolda aklınıza gelebilecek her şeyi yapan, aykırılığın vücut bulmuş hâlinde, kendi doğrularını uyduran, yanlışları ise işlerine gelen kalıba sokan iki arkadaş :D Dolayısıyla bir noktadan sonra yaptıkları hiçbir şeye şaşırmamaya dahi başladım... Genel olarak tüm roman benim için ilginç bir deneyim oldu. Kitabın üç bölümden oluştuğunu bilmiyordum ama her bölümden ayrı bir keyif aldım. [Buradaki “keyif” tabii ki yaşattığı duygular ve düşündürdükleri. Bu yönden hissettirdiği doyum yüksekti.] En sevdiğim bölüm ise sonuncusuydu. Nedenini söylersem spoiler olur o yüzden detay vermeyeceğim ama, roman boyunca gerçekten duygu belirtileri gösterdiğim ve de kalp atışlarımı hızlandıran tek yer o bölümdü. Biraz diken üstünde, çokça merakla çevirdim sayfaları. Harikaydı... [Bir noktada gerçekten ağladım ve kitabı daha önce okumuş olan babam 'ağlayacak bir yer yoktu ki' dedi ahahahsh] Ayrıca bu kitap Hakan Günday'dan okuduğum ilk eserdi. (Ve meğerse onun da ilk kitabıymış, bunu bilmiyordum!! İnanılmaz bir başarı bence.) Kalemini çok beğendim. Gerçekten kendini okutuyor. Sadece argo kelimeler biraz rahatsız etti ama bu onun tarzıdır belki de, bilemiyorum. Diğer
1000Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Gümüş Yürek 2 Yorumum
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 21:41
Ahh bee. Neler okuduk yaa böyle. 2. kitabın yazım dilinin ilkinden daha iyi olduğunu duymuştum ama fark edeceğim kadar fark etmeyeceğini düşünmüştüm, öyle değilmiş, anlaşılıyor. Çok güzel. Basit, sade anlatım olmadığından (klasik havası veriyor) şipşak okunacağını söyleyemem ama sakin (ŞÜPHELİ) bir yolculuk kitabına göre gayet sürükleyici bence. Bir bakmışsın sayfa numaralarının onluklar basamağı hızla değişiyor. Bazen karakterlerin belki 2 kelimeyle kesip atabilecekleri cümleleri başka formlarda söylemeleri bana arkadaşlarıma söylediğim cevaplarımı hatırlatıyor (sadece biraz düşünmeleri veya başka yönden bakmaları yeterli) ahahahah. Bu anlatıma bayıldım ve bence kitabı kendine özgü kılıyor, sanki isimsiz bir hikaye okursam yazanın Damla olduğunu anlarım. Ve bence kitaba daha çok bağlanmamızı sağlıyor. Kötü biterse kahrolurum, D. N. Archeron yapmazsın bunu bize değil miii? Ve küçük bir yorum da eklemek isterim, normalde fazla uzatılmasını sevmem ama bu kitapda keşke şu sahneyi daha çok okusaydık, daha yavaş ilerileseydi dediğim anlar oldu. Sanırım sıkıcılık seviyesine geçmeme şartıyla detay okumaya bayılıyorum. Kesin novella gelmeli. İstek değil ihtiyaç! Spoilerli Başta Marlonun ateş kanatlarına asla alışamadım, ya ben sadece okur olarak alışamadıysam yazık günah kendisi nasıl alışsın, ki zaten alışamadığı belirtilmişi ve her defasında üzülüyordum. Kötü bir şey yaa ömrünün geri kalanına ekstra bir uzuvla devam etmeye mecbur kalmak :( Aaa ve geçen sanırım spoi yedim diye içime kurt düşüren şeffaf ayraçtaki beyaz saçlı kadının Zaina değil de Cadı olduğunu anlayınca nasıl rahatladım anlatamam. Bir de Marlonun gizlice Cadının evine girip Zainanın ruhunu şey yapan tılsımdı neydi o kağıdı alma planı yapma gibi bir zekilik belirtisi göstermelerine sevindim ve rahatladım. Ve
1000Kitap
Gümüş Yürek 2D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2024881 okunma