Biri Allah Kitabına düşman olan, öbürü Allah Kitabını midesine sermaye yapan masonlukugn kapıları kapanmadıkça bu uçurum gittikçe derin leşecektir. Bu hal süre geldikçe bir yandan Kur'an'ın ilähi felsefesini alaya alacak cahil reziller çıkacak, öte yandan Allah kelâmını bit pazarında eski eşya satar gibi sesleri ile satacak duygusuz bezirgânlar eksik olmayacaktır.
Totem âyinlerine tempo tutan âmincilik futbol maçları ile yarışmaya çalışırken, okullarda okutulan din dersleri elbette jimnastik dersi kadar değer kazanamayacaktır.
Allah kelâmını ruhlarına kuvvet kaynağı değil de seslerine sermaye yapan hoca, hafız ve mevlithan zümresini İslam dünyasının sahipleri olarak düşünmenin bile bir felâket olduğu devrimizde kırkbin köyün ruhunu bu ellere teslim etmenin mesuliyetini hep omuzlarımızda taşıyoruz.
XX. asrın Türk cemiyeti, şuurları büsbütün uyuşturmak ister gibi, Kur'an'ı durmadan bol bol ezber okuyan seslerin kurbanı olmuşken, İmam Hatip Okulları ile İslâm Enstitüleri bu faciayı önleyici değer kazanamadılar.
Ruhsuz, idealsiz, inançsız bir öğretim gençliğe karakter yerine hüner verecek ve insanı elbette aşağı canhların hizasına indirecektir. İnsanlığın gidişinde bu eşsiz gerileyiş, İNKILÂP adı ile adlandırılsa bile nesilleri bir CEHENNEM hayatına doğru götürmektedir.