Çağrı, Allah’ın emriyle uzun zaman önce Hz.İbrahim tarafından yapılmış, Veda Haccı’nda ise bizzat Hz. Peygamber tarafından yinelenmiştir. Şayet bir Müslüman hacca gidebilecek güç ve imkanı bulabiliyorsa, o, bu çağrının doğrudan muhatabıdır ve gecikmeden bu daveti kabul etmelidir. Nitekim Yüce Allah, “…Yoluna gücü yetenlerin Kâbe’ye gelerek haccetmeleri, insanlar üzerinde Allah’ın bir hakkıdır…” (Âl-i İmrân, 3/97) buyurmuştur.
Öyleyse, Hz. Peygamber’in sünnetine ve O’na vahyedilmiş olan şerîata bağlılık, kendi varlığının derununda saklı ilahî sıfatlara ulaşmayı arzulayan kişinin izleyebileceği yegâne yoldur.