ölüm düşüncesi izliyor beni.
gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum.
bunun belli bir nedeni yok.
yaşansa da olur, yaşanmasa da.
bir kaygı yalnız.
beni, kendimi öldürmeyi denemeye iten bir kaygı
sevgilerimizi, duyguların yükseliş ve alçalış dalgalanmalarını, kendi kendimize algıladığımız biçimde bir başka insana akıtmak istediğimizde tümüyle içimize hapsetmiyor muyuz
sen kendi duvarlarının gerisine çekiliyorsun.
o, kendi duvarlarının gerisine çekiliyor.
bir başka kentte. bir başka ülkede.
herkes bir başka ülkede.
herkes bir başka kentte.
herkes bir başka dili konuşuyor.
ya da anlamaya çalışıyor.
aynı dili konuşan iki kişi yok.
her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun.
her söylenen söz, bir biçimde insanın kendisini onaylaması.
karşısındakine bir şey anlatmak istese de, gene kendi gerçeğini, bilmişliğini ya da doğru algılayışını kanıtlamak için söylenen sözler.
bir bedenin üzerinde dolaşan her el, kendi bedenini okşamak istercesine dolaşıyor öteki beden üzerinde.