ahmet hatipoğlu

ahmet hatipoğlu
@ahmethatipoglu
doğuda. doğu uzakta. ya da doğuya uzaktalar onlar. uzaklık doğuya ait.
Antalya/Kars
Kars, 8 Şubat
13 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
fidel, sen, ilk görüşte aşka inanır mısın?" çocuğum, insanın çok âşık olması gerek, bedeni karşı cins için biçimlendirilmişken, hemcinsine yönelmesi için. üremek için heteroseksüel olmak gerekir. üremek için de sevişmek. heteroseksüel gerçekçidir, bense romantiğim. sadece aşk ve zevk için dokunurum. çünkü bir hayvan değilim ve üremek istemiyorum. 'tek gerçek üreme, zihinsel olandır.' soruna gelelim. evet, ilk görüşte aşka inandığım gibi, son görüşte aşka da inanırım. ölürken yanımda kim varsa ona âşık olarak terk edeceğim dünyayı.
Sayfa 126
bin bir niyaz ederek çıktım yola soracaktım utandım bir daha istesen dediler duracaktım, duramadım kederi kaderden diyenler de oldu kaderi kederden ben dedim bilmiyorum olsa olsa hiçlikten bir kağıt tutuştu elime yazdım; ya rabbi ben bilmem yazmasını sen bilirsin kulun hatasını sonra baktım iş öyle değil durdum kulaklarımı tıkadım kağıdı koydum cebime işime baktım
Sayfa 3
İnsan ve Duygular
Çok öskedim seni. Öskedim, bizim doğu dialektinde özledim demektir. Neyini, nereni, hangi halini desem ki? Sesini öskedim örneğin. Yüzünü, şeytan çocuk gülüşünü, öfkeni, yeryüzünü ve kaskatı canımı ısıtan varlığını. Şükür varsın. Oturup nasılsın diye açabilir insan. Sevinebilir, övünebilir, ağlayabilir insan. Ne tuzsuz şeydi şu dünya be. Geldin, buldun, şenlendirdin, insan ettin beni. Yemeyip-içmeyip, yatmayıp-uyumayıp, seni anlatmalı bu yürek. Senden bir ricada bulunucam ama en iyisi şimdilik susmak. Mâdem sen sözünde durmadın ben de sürpriz yapıcam! Şaşırtıcam seni! Hem böylesi şeyler gevezeliğe gelmez, tadı kaçar sonra... Gene de ödeyemem. Böylesi daha güzel. Sana mahkûm kalmak güzel. Gözlerinden öperim. N'olur yaz.
Aşk
En keskin acılar, en onulmaz yaralar bir tutam özlemle başlar ve tirersin. Kekremsi yalnızlığına sitem edip etmemek arasında gidip gelirsin. Sığınırsın kekik kokulu dağlara. Dökersin ne kadar
aşkın bir bela, bir bıçağın keskinliğini mahcup edecek kadar kanlı olduğu gerçeği aşikârdır. ama âşık olan kişinin etini bıçak kesmez; merhem bıçağın açamadığı deriye değil, bıçağın üstüne sürülür
Sayfa 102 - (!)