Peki ama kusursuz bir Hıristiyan olarak hanginiz yüksek sesle değil, kendi başınıza, yalnız olduğunuz bir anda ruhunuzun derinliklerinde şu zor soruyu sormadınız kendinize: ''Bende de biraz Çiçikovluk yok mu acaba?''
Hepimizin, kendimizi hafiften korumak gibi küçük bir zayıflığımız vardır. Can sıkıntımızın suçunu üzerine yükleyebileceğimiz bir yakınımızı, sözgelimi bir hizmetçiyi, o anda karşımıza çıkan bir memurumuzu, karımızı veya nihayet bir sandalyeyi arar buluruz. Kaptığımız gibi kapıya fırlatırız sandalyeyi, ne bacağı kalır ne de arkalığı.