''Yokluğunda, bu küçük pandanın bu kolye artık.. Sen beni merak etme. Bekleyeceğiz ikimiz de... Kolyeyi sen tekrar isteyene ya da sonsuza dek reddedene kadar...''
''Bana hep, tutamayacağı sözler verirdi. Elinde olmayan, mümkün olamyan veya imkansız olan ne kadar söz varsa... Bazen aynı rüyayı göreceğimizin sözünü verirdi. Bazen, eriyip birbirimize karışacağımızın... Karnım ağrıdığında sihir yaparak onu geçireceğini iddia ederdi. Bir de, sonsuza kadar yaşatacağına inandırmaya çalışırdı beni.
Ne söz verirse versin o, gerçek olup olmamasını umursamadan koşulsuz şartsız inanırdım.''