Senelerden beri hiç kimseye bir tek kelime söylemedim. Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım.. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?
Dolayısıyla matbaadan çıkan kayda değer tek ürünün ansiklopedi olduğuna inandım. İhtiyacım olan salt bilgiydi ve o bilgiyi aldıktan sonra ne yapacağım sadece beni ilgilendirirdi. Bir de gidip o bilgi karşısında x yazarın ne hissettiğini bilmem gerekmiyordu. "Ben yeterince hissediyordum, hatta bütün dünyaya yetecek kadar."
içinde bulunduğum durum için bir açıklama beklemem gerekirdi. hakkımdı. ama beklemiyordum. hayatımın öyle bir dönemini yaşıyordum ki hiçbir şey beklemiyor ve merak etmiyordum