8/10
·144 syf.··
2026 3. kitabı
Yazarımız Mehmet Yılmaz ile bir tanışma hikayem oldu. Kendim Balkanlar turuna gitmeden önce sayfada takipte olduğum, kıymetli bir okurumuza bana Balkanlar tarihine yönelik roman tavsiyesi sormuştum. Bana Drina Köprüsü kitabını tavsiye edip ayrıca bu yazarımız Mehmet Yılmaz (Samsunlu) 'a da danışabileceğimi söylemişti. Onun aracılığıyla yazarımız ile iletişime geçtim, sağolsun kendisi mesajıma dönüş yapıp bana bu kitabından bahsetti. Tura katılmadan önce okuma şansı bulamasam da verilen tavsiyeye güvenip alıp okudum nihayet. Verilen tavsiye asla boşa çıkmadı. Tek üzüldüğüm tura katılmadan önce okuyabilseydim demek oldu. Gelelim yorumuma.. . Otobüs yolculuğu yaparken siz de benim gibi görüp geçtiğiniz her eve bakıp acaba içinde ne yaşanmışlıklar, ne hikayeler vardır diye düşünenlerden misiniz? Öyleyse eğer bu kez evleri değil, o hayali yolculukta otobüs içindeki insanları düşünüp sorgulattı yazar. Karakterlerin kısa kısa hikayelerini okurken açıkçası ilk başlarda hani twitterde sürekli karşımıza çıkan mavi tikli, hayattaki tüm ilginç olaylar sanki bunların başına geliyormuş gibi kurgusal paylaşımlar yapan kişiler var ya, işte onlara benzettim yazarı biraz. Ama bu yazılanların kötü olduğu anlamına gelmesin. O twitterdeki kurgusal hikayeler biraz büyümüş, bizi hayatın her alanında çok içinde olduğumuz kişi ve duygularla çok gerçekçi bir şekilde yan yana getirip yüzleştirmiş. Özellikle Ömer ve Aida'nın anlatıldığı yere gelince bu twitter benzetmesi düşüncelerimden tamamen sıyrıldım, kitaba gömüldüm. Katıldığım Balkanlar turunda rehberimizin doğal olarak bolca bahsettiği Sırp-Boşnak Savaşı, Srebrenitsa Katliamı, Sırplar bu hikayeyle aklımda daha derin etkiler bıraktı. Bosna Hersek sokakları tekrar tekrar gözümde canlandı, Saraybosna'daki Osmanlı Devleti döneminden kalan tarihi yapıların
Yola Düşen GölgelerMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 2019173 okunma
6/10
·312 syf.··
2025 17. kitabı
Bu kitap hakkında yapacak pek yorumum yok bana çok klişe geldi fakat kötü bir kitap değildi, genel olarak smut sevmeyen biri olduğum için bu kitabıda sevmemiş olabilirim. Kitap akıcıydı ve eğlenceliydi tavsiye edebilirim. Kitabın konusu kısaca mafya aileleri olan Griffinler ve Gallolar arasında nesillerin olan bir çatışma var bizim kızımız Aida ise Gallo ailesinden ve Griffinlilerde bir parti var, aaa bizim kız dururmu o partiye gidip yanlışlıkla kütüphaneyi ateşe verir ve bu yüzden iki aile arasındaki öfke alevlenir. Kızımızın babası savaşı engellemek için Aida ile Griffin ailesinin varisi vr en büyük oğlu Callum arasında hemen bir evlilik ayarlar..
Zalim PrensSophie Lark · Nemesis Kitap · 2024602 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·256 syf.··
2025 42. kitabı
Patricia Engel’in daha önce ‘Sınırsız Ülke’ romanını okumuş ve çok sevmiştim. Bu kez 10 kısa öyküyle buluşturmuş bizi, hepsi aynı yerden, aynı kırıklıktan çıkmış öyküler bunlar. Göçmenlik, aidiyet, kalmak–gitmek arasında sıkışıp kalmış insanların hikayeleri. Kolombiya’dan Amerika’ya uzanan bir hat var kitapta ama mesele sadece coğrafya değil. Dil, kimlik, aile, pişmanlık, umut… Hepsi o “uzak dünya”nın içinde bir yere sıkışmış. Bu kitapla bir tık daha yakınlaştık. Özellikle araya serpiştirilmiş İspanyolca kelimeler, ki bu dile ayrı bir ilgim de olunca, hikayelere ayrı bir sıcaklık katmıştı. Öykülerin hepsi birbirinden etkileyici ama favorilerim Aida, Fausto, Guapa, Aguacero oldu.
Uzak DünyaPatricia Engel · Holden Kitap · 2025314 okunma
7/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2024 56. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 00:00
"O bir kaya ise bende okyanusum. Onu defalarca yontacak, ondan her seferinde bir çakıl taşı koparacaktim. Ta ki onu parçalayıp yutana kadar." Herkese selamlar Mafyatik kurguya sahip bir serinin ilk kitabi olan #zalimprens kitabının yorumu ile geldim. Beklentisiz ve konusunun ne olduğunu dahi bilmeden okumakla iyi yapmışım. Zira kitap anlaşmalı evlilik ve nefretten aşka temalarina sahipti ve kisa olusundan midir nedir türünde en hafif kalan kitaplardandi bana gore. Yazarin akici bir anlatimi vardı ve konu bütünlüğüne bakildigi zaman aslinda keyifliydide. Ayrica kitap ikili anlatima sahipti. Ana karakterlerin birbirlerine karşı takindiklari tavırları okumak eğlenceliydi aslinda bir yerde. Cunku ikili arasındaki ilk baslarda bulunan nefret hissi çok gerçekciydi. Hatta sonradan gelişen tutkuda hissedilebilir boyuttaydi fakat aşk yoktu. Vardiysada sonunda oldu ama o kısımda çabucak geçtiği için birsey anlamadım. Isin ozu kitabi ne sevdim ne de sevmedim. Beklentisiz ve kafa dagitmalik ya da bu türde okuma yapmaya başlamak için kitap arayisindaysaniz #zalimprens uygun bir seçenek olacaktır. Ben tabi ki seriye devam edecegim. Minnoş Nessa'nin hikayesi olacak ve onu cok merak ediyorum. Aida, Amerika'da yıllardır rekabet ve düşmanlık halinde bulunan iki yeraltı ailesinden birinin tek kızıdır. Abileri ile düşman ailenin evinde yapılan partiye davetsiz katılırlar ve evin içinde gezerken kendini bir anda bir kütüphanede bulur. O sirada Callum'da evindeki partiden sıkılmıştır ve kütüphaneye geçerek işlerini yapmaya karar verir. Aida gelen kişiyi görünce oradan kaçmak için küçük bir dikkat dağınıklığı yaratmak ister ama bir anda odayı tutusturur ve o karışıkliktan faydalanarak bir cep saatini de çalıp oradan kaçar. Callum ise ne olduğunu anlayamadan evden kaçan kızı ve çaldığı
Zalim PrensSophie Lark · Nemesis Kitap · 2024602 okunma
7/10
·256 syf.··
2025 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 17:27
Nereden başlasam bilemediğim bir kitap, içindeki öykülerin hepsi ayrı özel ve güzel. Favorilerim kesinlikle Aida, Cristóbal Colón’un Kemikleri, Libelula ve Aguacero. Göç, başka bir ülkede göçmen olarak yaşamak ve bir yere ya da bir kişiye karşı hissedilen aidiyeti birçok farklı açıdan inceleyen bir kitap. Öykülerin kısa (20-30 sayfa) oluşu sayesinde hızlı okunuyor ve yazarın dili şahsen benim çok hoşuma gitti. Eleştiri olarak da bazı yerlerde biraz sıktığını söyleyebilirim sanırım, bugün bitirebilmek için kendimi biraz zorlamam gerekti. Ama zorladığım için de mutluyum çünkü son iki hikaye favorilerim arasına girdi. Bazı hikayelerin ağırlığı yüzünden sanırım elim gitmemişti kaç gündür, ama bunun kitap kötü olduğundan dolayı değil de göçmen psikolojisi ve aitlik hissinin, ya da onun eksikliğinin, getirdiği ağırlıktan olduğunu söyleyebilirim. Kendim seçecek olsam hiç ilgimi çekmeyecek bir kitaptı ancak bitirdim ve okuduğum için mutluyum, okurken de oldukça keyif aldım. Kitabın en sevdiğim özellikleri kesinlikle yazarın dili ve benzer konuları farklı açılardan, farklı kişiler ve hikayelerle anlatıp değerlendirme yeteneği.
Edebiyat
Uzak DünyaPatricia Engel · Holden Kitap · 2025314 okunma
7/10
·391 syf.··
2025 41. kitabı
Spoiler Kitabın çevirisi gelmeden önce İngilizce başlamış ve kız karekterimizin sevgilisine davranışlarını görünce biraz sinirlenmiş ve bırakmak zorunda kalmıştım. Ama hazır kitap çevrilmişken Türkçe okuyayım dedim ve fikrim yine değişmedi maalesef. Burada yazarın anlatmak istediği o adamın bizim kızımıza layık olmadığı ve asıl olması gerektiği kişinin erkek karakterimiz olacağıydı. Ancak bana göre bu çok zorlamaydı. Bir ilişki vardı ve bu ilişkinin bitmesi gerekiyordu ki başrol çiftimiz temiz bir sayfa açabilsin kendilerine. Bunu anlıyorum, bu her kurguda yapılan bir şeydir zaten ama bu kitapta dediğim gibi fazla zorlamaydı. Sen suikaste uğradığını laf olsun diye bir yemek esnasında öylesine dile getirirsen karşındaki de ona göre davranır sanki ha? Kız adama nasıl davrandıysa, adam da kıza öyle davrandı. Bir erkeği aklamak asla istemem ama gerçekler bunlardı bence. Ayrıca kızımızın ailesine kendini kanıtlama çabası ve bir kadın olarak ayakta durma gayesi beni serinin diğer kitaplarından beri çeken bir konuydu. Bu nitelikte bir kız asla evlenmek, çocuk yapmak ya da bir erkeğe bağlanmak isteyen biriyken, bu konuda çok fazla önyargıları varken kitabın sonunda yaptığı şeyi yapması karakter gelişimi değil bana göre karakter kırılması. Ayrıca kızın asiliğini kırmayı bir atı eğitmek gibi tasvir edilmesine resmen dehşet içinde kaldım. Iyk! Bilemiyorum fazla ciddiye alıyorum belki, okuyan keyif alarak okumuştur ama tutarlılık olmayınca cidden sıkılıyorum. Bu seriyi seviyorum. Okunması kolay ve birçok tropeu içinde barındırıyor. Bu yüzden Sebastian'un hikayesini de okumayı amaçlıyorum ama yine de Callum ve Aida'nın hikayesini ve Nessa'nın ve Mikolaj'ın hikayesini geçebilecek bir kitap olmadı. Son üç kitaptır biraz hayalkırıklığı içindeyim itiraf etmek gerekirse.
Bozulan YeminSophie Lark · Nemesis Kitap · 2025107 okunma