Birisinin bir daha hiç gelmeyecek olması, bir şey söylemeyecek olması, asla tek bir adım atmayacak olması, ne yakınımıza ne uzağımıza doğru -bize bak mayacak, gözlerini başka yöne çevirmeyecek olması... Kim bilir buna nasıl dayanıp sonrasında bunu nasıl atlatıyoruz? Gel zaman git zaman nasıl olup da unutuyoruz, sessizliğe gömülen onlardan nasıl uzaklaşıyoruz, bilmiyorum.
Yirmi birinci yüzyılda ruhtan söz etmek anlamsızdır, hatta benlikten söz etmek bile yanıltıcıdır. Ruh artık ölü bir meta fordur; kültür, bu kavrama inancını çoktan yitirdiği halde dilde kalmayı başarmış sözcüklerden biridir.