Kuvvetle inanıyorum ki bunun asıl nedeni anlatılmaya ihtiyaç duyulan bir hikâyenin sonunda bir şekilde başka birinin hayatında ortaya çıkarak yeniden anlatılmasından başka bir şey değildir. Hikâye ortaya çıktığında özgürleşmeye başlar.
Son yapılan bilimsel araştırmalar travmaların etkilerinin bir nesilden diğer nesile geçebileceğini aktarmaya başladı. Bu “miras”, bilinen adıyla kalıtsal aile travmalarının konusunu oluşturuyor. Ortaya çıkan kanıtlar, sistemin gerçekliğini doğruluyor. Kalıtımsal zincirde yer alan acı, her zaman kendi kendine sona ermeyebilir ya da zamanla azalmayabilir. Asıl travmayı yaşayan kişi ölmüş, hikâyesinin üstü örtülmüş ve yıllarca saklı kalmış olsa bile hayat tecrübesine ilişkin parçalar, anılar ve hisler yaşamaya devam edebilir.