Nietzsche, insan doğasının temel istencinin güç elde etmek olduğunu söyler. Yaptığı her türlü davranış, hareket temel olarak güç istencine dayanır. Yani hiyerarşik olarak ne koruma, ne barınma ne de hayatta kalma temel davranış sebebidir, tüm eylemlerin altında güç elde etmek yatar. Bu bir istek ya da yöneliş değil özsel bir durumdur. Çünkü var olan her şey, bir güç parçası ya da güç odağını oluşturan parçalardır. Tüm bu parçalar, güç odakları gücü elde edebilmek için mücadele ettikleri için de evrende sürekli bir değişim, akış söz konusudur. Nietzsche'nin güç istenci teorisini, sosyolojik açıdan insanların var olduğu her alanda vardır. Siyaset, kapitalizm, spor, aile, ikili ilişkiler hatta kişinin sadece kendisini ilgilendiren istek ve eylemleri de dahil.
Siz hiç hayal kurup nefesim dediğiniz insanın yıllar sonra mutlu aile fotoğrafını gördünüz mü? Hani şu kızımız olsa kime benzer acaba deyip de düş kurduğunuz. Hani kimse yaşattığını yaşamadan ölmezdi? Kandırmışlar. Nefesimi eller almış benim. Yabancı olan benmişim artık. Onun ailesi olmuş, ben ise yetim kalmışım. Giden gittiği gibi hayatına devam etmiş, kalan da kaldığı yerde takvim yapraklarını eskitiyor; bu acı ne zaman bitecek diye. Bitsin artık… youtu.be/PEL2Te6IDZE?is=...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
G önlüm istiyor seni, Ö nüne kat götür beni. Z amansız oldu affet, D aha küçüğüm ben... E vlenelim mi ? Enes Aköz
Şiir
İki Çağ Bir İsim
"Aile dediğin koca bir sahne, bizler size ufak bir sahnede gösteriyoruz o başka tabi… Tartışmalar, yanlış anlamalar, fikir ayrılıkları hepsi oyunun bir parçası." 🎭
Sürü aynıydı. Gökyüzü aynıydı. Kuş aynı kuştu. Ama aşağıda duran iki kuzudan biri başını kaldırıp içinden geçirdi: “Ne kadar özgür…” Diğeri aynı yere baktı ve düşündü: “Ne kadar yalnız…” İşte hayat bazen tam da böyle. Aynı olayı yaşarız, aynı cümleyi duyarız, aynı kişiye bakarız ama hissettiklerimiz birbirinden bambaşka olur. Çünkü dünyayı olduğu gibi değil; biriktirdiklerimizle, korkularımızla, özlemlerimizle, ihtiyaçlarımızla görürüz. Birinin hayran olduğu şey, diğerinin korkusu olabilir. Birinin umut dediği yerde, diğeri kayıp hissedebilir. Bu yüzden insanların ne düşündüğünü her zaman bilemeyiz. Ve belki de bilmemiz de gerekmez. Çünkü anlamak; karşımızdakine kendi penceremizi anlatmak değil, onun hangi pencereden baktığını merak etmeye başlamaktır. Belki bugün birinin sessizliğini yanlış yorumlamadan, birinin seçimini hemen yargılamadan, birinin gördüğü gökyüzünü anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü bazen değişen manzara değildir. Bakan kalptir. — Noviz Aile
02 Ağustos 2019
Keşke ebeveylenlere de ebeveyn olmadan önce "Çocuk Yetiştirme Sanatı " konulu paneller verilebilse! Aşikârdır ki birçok bilinçsiz aile mevcut, bunun neticesi olarak "Eğitim" kaliteli olsa bile kendini gerçekleştirmekte güçlük çeken bireyler karşımıza çıkıyor.
Eğitim