Bir kişinin yaşamında dengesizlik varsa, yani kişi yaşamının tümüne değil, belirli bir yönüne odaklanmış; okul başarısı, meslek başarısı, iş başarısı gibi bir saplantı geliştirmiş ve orada saplanıp kalmışsa sonunda o kişinin yaşamında "keşke"ler çok olur.
Yaşamın bir bütün olduğunun bilinci canlı tutulmuşsa o yaşam yolculuğunda "iyi ki"ler çok olur
Türkçe'deki kelimelerin ilk anlamlarının pek de geçerli olmadığı bir yüzyılda piçler, babaları bilinmeyenler değil, babalarına ihanet edenlerdir. Babalarına ve annelerine. Piçlerin ebeveynleri dünyadan doğal ölümlerle ayrılmazlar. KATİLLERİNİN ADI ÜZÜNTÜDÜR.
Yakında aile fertleri o son tasasız zamanlarından bahsedeceklerdi, oysa tasasızlığın, bu çürümüş kavramın tadına ancak yok olup bir hatıraya dönüştüğünde varılır.
"Türkiye'de beş evlilikten biri bitiyormuş TÜİK verilerine göre."
"Neden bu kadar karamsarsın ki sen?"
"Bence gerçekçiyim ve boşanmak da hayatın bir gerçeği."
"İş, kişide biter."
Her ilişkinin iki kişisi vardı ama. Hadi, biri aşırı uyumlu, evliliği için her şeyi yapmaya hazır diyelim, yine de tek başına her şeyi kontrol edemezsin ki.
"Karşındaki kişinin de senin gibi olacağını peşin peşin nereden bilebilirsin ki? Belki o boşanmak isteyecek."
"Boşanmak için evlenmem ben."