Puan vermedi·152 syf.··
2026 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
6 Şubat depremi olmuş asrın felaketi nedeniyle Almanya'da yaşayan teyzesinin oğlundan haber almak için Hatay'da gitmişti. Kuzenin evinin önünde çaresizlik ve umut içinde bekliyordu. Boynu bükük molozlara bakan bir adam dikkatini çekti. Ali kızı ve eşinin enkazdan çıkarılmasını bekliyor dualar ediyordu. Ali eğer eşim ve kızım sağ salim çıkmazsa hikayemi biri bilsin ölünce herkese anlatılsın diye başladı acılar ve mücadelelerle dolu hayatını anlatmaya. Iraklı Ali Saddam'ın rejimi yüzünden babasına hasret büyüyen, ailesi gözlerinin önünde katledilen, kamplarda ceza evlerinde geçen önrünün ilk yıllarını, aşkını, umudunu,korkusunu mücadelesini tek tek anlattı. Ailesini bekleyen Ali tıpkı orda çaresizce dua eden herkes gibi hem korkuyor hemde umut ediyordu. Asrın felaketiydi her birimizin canı orda korku ve çaresizlikle beklemekteydi. Ailemin orda olması korkuyla geçirdikleri günler, kaybedilen dostlar her birimizde bir yara bıraktı 6 Şubat. Gözyaşları ile okuduğum her acıyı yürekten hissettiğim izler bırakan bir kitaptı. Hayatın durduğu anda bekleyenlerin, duaların, umutların, feryatların birleştiği insanı derinden etkileyen kitabı okuyun ve okutun. Ben zaten sadece siyah olan giysileri seçiyordum. Ailem yok olmuşken başka renk giymek gelmez içimden. Matemim vardı benim. İçimde büyük bir minnet ve mahcubiyet vardı. Aynı zamanda hor görülmenin verdiği bir aşağılanma hissi...
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026108 okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:00
56 sayfaya nasıl sığar bu kadar yoğun duygular? Koca bir hayat nasıl anlatılır kısacık bir kitapta? Eric-Emmanuel Schmitt'in okuduğum ilk kitabıydı ve bunun sadece bir başlangıç olduğunu hissediyorum. Bir çocuğun yaşayabileceği en kötü şeylerden biri ailesi tarafından istenmediğini hissetmek bence. Momo sadece bunu kalbinde hissetmekle kalmıyor ve hem annesi hem babası tarafından terkediliyor. Ama o yaşta bile o kadar güçlü ki babasının 2 satırlık elvedasının ardından bile "Sevgiyi imkânsız kılan ne vardı bende?" diye sorgularken bir yandan da "Benim de sevilebileceğimi kendime kanıtlamak zorundaydım. İnsanlar ailemin bana destek olmak yerine kaçmayı tercih ettiğini öğrenmeden önce bütün dünyaya bunu öğretmem gerekiyordu." diyebilecek kadar da cesur bir çocuk. Hayat bir yerden alırken bambaşka bir yerde okyanusu sunabiliyor. Bunun en güzel örneği Momo'nun hayatına Mösyö İbrahim'in dokunuşu bence. İkisi birbirine şifa oluyor. Bazen bazı insanların hayatlarımızdaki en büyük yapboz parçası olduğunu farkederiz. Onların bağı da aynı böyle. O kadar güzel bağları, aralarında o kadar farklı bir dil var ki insan sayfaları çevirirken dua ederken buluyor kendini. Momo'nun "Sık sık, dünyanın bir köşesinde bir yerlerde, tanımadığım ama belki de günün birinde tanıyacağım iyi ve kusursuz bir kardeşim olduğunu düşünerek uyuyordum." diye tanımladığı dileğinden çok daha mükemmel yol arkadaşı ve baba oluyor Mösyö İbrahim. Ama bazı güzellikler hayatımıza kocaman izlerini bırakıp geçip gidebiliyor aynı onların hikayesinde olduğu gibi.
1000Kitap
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 14:30
Bir Kelime, Bin İhtimal: Kaderimizi İsimler mi Yazar? Bazen popüler kültürün rüzgarına kapılıp "Herkes okuyor, bir bakayım" dersiniz ya, işte bu kitap tam öyle girdi hayatıma. Biraz kapitalist sistemin kölesi olup sipariş vermiş olabilirim ama iyi ki de vermişim! Çünkü karşıma çıkan şey sadece bir aile hikayesi değil, devasa bir "Ya öyle olmasaydı?" sorusu oldu. Kitapta, eşinden şiddet gören bir annenin, yeni doğan oğlu üzerinden kurduğu üç farklı olasılığı okuyoruz. Tek bir çocuğun, babasının ismini aldığında, ablasının istediği ismi taşıdığında ya da annesinin seçtiği isimle büyüdüğünde nasıl bambaşka hayatlara evrildiğine şahit oluyoruz. Ama asıl çarpıcı olan ne biliyor musunuz? Sadece çocuk değişmiyor. O isim değiştikçe evin havası, annenin gücü, babanın tavrı ve hatta kız kardeşin kaderi bile baştan yazılıyor. Bir isim, koca bir ailenin kimyasını nasıl bu kadar değiştirebilir? Gelelim o can alıcı soruya... Kitabı bitirdiğimden beri kendime soruyorum: Ben Özgül değil de, ailemin o anki diğer düşüncesi olan "Özgür" olsaydım şu an nasıl bir hayatım olurdu? Sadece bir harf mi değişirdi, yoksa ruhumun coğrafyası mı? İsimler birer etiket mi, yoksa ruhumuza biçilen birer kaftan mı? Bu kitap beni kendi olasılıklarım üzerine uzun uzun düşündürdü. "Hayat, bazen bir ismin tınısında saklı olan o gizli patikadır."
1000Kitap
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026404 okunma
8/10
·326 syf.··
2025 7. kitabı
Kitabın yazılma hikâyesi bir lise sınıfındaki gençlerin, ebeveyn tutumlarından ve kendilerini dinlemeyen yetişkinlerden şikayet etmesiyle başlıyor... Sarah'nın: "Adil kurallar ve bize tanınan kararlar sayesinde kendimizi güvende hissediyoruz." Kristi'nin: "Ailemizin bizi ne kadar kızdırdığı önemli değil, onlara güvenmeye ihtiyacımız var." ya da Jennnie'nin: "Ailemin 'Ben senin yaşındayken... demesinden nefret ediyorum. Onlar asla gerçekten bizim yaşımızda olmadılar. Farklı bir zamanda büyüdüler. Bundan dolayı, onların ailelerinin onlara davrandığı gibi bize davranmamaları gerektiğine inanıyorum. Şimdiki dünya farklı, bunu görmeleri gerek ama göremiyorlar." Demesine, yani sadece uzman görüşlerine dayanmak yerine doğrudan gençlerin dünyasına, o saf seslere de kulak vermiş olması kitabın en samimi ve fark yaratan noktası bence. Yazarın amacı o çok konuşulan "ideal" kavramını; ulaşılması imkânsız bir kusursuzluktan çıkarıp çocukların kendi hayatlarının sorumluluğunu sırtlanabilecekleri güvenli bir liman inşa etme pratiğine dönüştürme ve geleneksel, baskıcı, çoğu zaman tepkisel olan o eski usul disiplin anlayışını bir kenara itip yerine çocuğun gelişimsel evrelerine saygı duyan, empatiyle örülmüş ama sınırları da bir o kadar berrak bir yapı oluşturmak gibi duruyor. Kendi diğer okumalarımı ve pedagojik gözlemlerimi de işin içine kattığımda, Wooding’in sunduğu yöntemlerin sadece kâğıt üzerinde kalmadığını, aile içi dinamikleri iyileştiren, işlevsel ve etkili çözümler ürettiğini söyleyebilirim.
İdeal Anne Baba Olmanın YollarıScott Wooding · Kalipso Yayınları · 20189 okunma
Acı hatıralardan muzdarip oldum.
8/10
·176 syf.··
2026 8. kitabı
Tarih sahnesinde sallanan bir impartorluğun yada kurulu bir sistemsiz düzenin yıkılışı esnasında: analarının gözbebeği yavrularının, kimi zaman birilerinin, parayı, dini, gösterişi cazibeli kılıp heva ve hevesleri uğruna kahraman, şeyh, şıh rolüne soyunduğu ve birilerinin de (belki aynı sebepler adına belki farklı) isimsiz şüheda adı altında feda piyonu olduğu gerçeği... İnsanın tarihim deyip baktığı tarihin, dinim deyip sarıldığı dinin geçmişte yaşayanları tarafından doğru bildiğimiz şekilde yaşanmamış olmasının utancı okkalı kroşeler gibi indi yine yeniden yüreğime. Hata da yanlış da insana mahsustur ancak kahramanlıkların arasından sıyrılagelen yanlışların doğurduğu sonuçlar susmayacak iken o kahramanlıklar da buruk acılar olarak dizildi gönlüme. Yaşatılan acıların yaşatana elbet geri döneceği gibi bir gerçek kabul etmek istemesek de var. Soykırım uyguladıysa geçmişimin kahramanları, torunları olarak bizler bundan korkmalı değil miyiz dedirtti vicdanıma. Neticede dünyanın en acı gerçeklerinden birisi de dünyada kalacak dünya malının hiç birimizin gözüne önemsiz gelmemesi. Ailede miras, köyde tapu, ülkede nüfuz kavgaları bitmez. "En iyisi benim ve ailemin (milletimin) kursağından geçmeli." diyen sömürgeci düşüncelerini taşıyan birileri çevirecekleri entrikalarla birbirimize kırdırarak bile yok edebilirler bir gün, Atatürk'ün "çalışkandır, zekidir" diyerek gazladığı biz tembel torunlarını. Bir kızıl elma hayaliyle, korumak ve hükmetmek adına 28.12.1516'dan 09.12.1917-1918'e kadar 401-402 yıl hüküm sürülen bu topraklarda milyonlarca insan evladı, milyonlarca altın, elmas ve emek harcanmış ancak; alınan yanlış kararlar ve uygulanan yersiz politikalar sonucu, yüzünü görmediği, adını hatırlamadığı, kemiklerini dahi oralarda bıraktığı şühedanın belirsiz destanlarıyla
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 202414,8bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 20:45
13 yaşındaki Arminuta evlatlık verildiği, kitaplarla çevrili sevgi dolu bir ortamdan alınıp, hiç tanımadığı 5 çocuklu yoksul öz ailesine geri verilir.İlk ailesine özlem duymakla,yeni ailesine alışmak arasında sıkışıp kalan Arminuta nın yaşadığı kimlik karmaşasına,ben kimim diye sorguladığı benlik arayışına yazarın sade ve yormayan anlatımıyla bizde eşlik ediyoruz. Kitabı okurken başkarakterinin yerine koydum kendimi sürekli .Bana 13 yıl bakan ailem bana hiçbir sebep belirtmeden gerçek ailemin yanına gönderse yine de ben o kişiye anne demeye devam edebilir miydim ya da Arminuta gibi tek kız olduğum evden kalabalık bir aileye getirilsem bu duruma kolayca alışabilir miydim diye.Yazar eseri öyle güzel kaleme almış ki böyle düşünüp,empati kurmaktan bir baktım kitabı bitirmişim.Ne gereksiz dramatize etmiş olayı ne de gereksiz tepkiler verdirmiş karakterlerine bu da kitabı gerçek kılmış haliyle. Tek sevmediğim yanı kitap sanki yarıda kalmış gibi geldi bana,devam kitabı varmış gibi.Daha güzel finali hakeden bir eserdi bence. Keyifli Okumalar
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,152 okunma