"Geçmişin tünelleri arasında saklanmış her duygu,kendisini dışa vuracak,itiraf edecek bir ağız peşindedir.Ve onu duyacak bir kulak özlemindedir,duymakla yetinmeyip onu onaylayacak bir kalbi aramaktadır.Bir itiraf:Ben buradayım,yaşıyorum,varım.Bir geçmişim var,orada ben vardım,o ülkede seraba koştum,ben mazi denen o geniş ve uçsuz bucaksız ovada çok uçurtmalar uçurdum!Varlık,geçmişin belleği ve geleceğin beklentisidir."
Dünyamız merhamet eksikliğinden can çekişiyor. Oysa merhamet, içimizde bir yerlerde sönmeye yüz tutmuş insanlık kandilini yeniden tutuşturan bir duygu… Merhamet sahipleri ötekinin acısıyla acı duyan ve onun ıstırabını dindirmeye soyunan soylulardır. Ve adalet ancak merhametle kaimdir diyor kitabın arka kapağında.
Çaremiz muhabbet,ilacımız merhamet sloganıyla ve Kalbe dönüş için son çağrı alt başlığıyla başlıyor anlatmaya yazgısını.
Kitap kendi içinde ayrılan bölümlerin ilkinde kalbin sebepleri üzerine duruyor.Güzellikten,hayale,gerçeğe,belleğe,kalbin biliminden,ümidin içimizi ısıtan kandillerine ve bağışlamanın gücüne değin pek çok konu başlığını ele alıp inceliyor zarif cümleleriyle sevgili Kemal Sayar.Her konu başlığı temel problemleri ortaya koyup,kendine uygun çözümü bazen satır aralarında bazen bariz bir biçimde ortaya koyuyor.Kimse çocukluğunun kurbanı olmak zorunda değil diyor,sevgiyi kabul edebilmek için önce kendimizi sevgiye değer bulmamız gerektiğini söylüyor.Kalbe,kalbin zaruri ihtiyaçlarına ve insanla olan bağına değiniyor yazar.
İkinci konu başlığı olan Aşklar,Melekler'de temel anlamda günümüz toplumunun aşka bakışı ve anlayışı ele alınıyor.Aşkı kendi perspektifinden de yorumladıktan sonra,günümüz bakışının yanlışlarını ve bir eskiye dönüşle olması gerekenleri anlatıyor.Tahrip edici,kişiyi tüketici duyguları bir bir yazıya döküyor ve