19 yaşında iman nuruyla tanışan,ilk 10 müslüman arasında olma şerefine nail olmuş,sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed(s.a.v.)'in "Anam babam sana feda olsun" övgüsüne mazhar olan tek sahabi olma şerefine erişen ve hayatında duruşuyla,hamiyet ve ihlasıyla daha nice övgülere nice ilklere imza atmış bir sahabi Sa'd bin Ebi Vakkas.Onu anlatmaya ne kitaplar yeter,ne de tasvirler yeterince aklımızda şekillendirebilir.Ancak o an orada bulunup,yaşamak gerekir ya,bundan mahzun olsak da yine de elimizdeki eserlerce,tasvirlerce bir parça da olsa anlamaya çalışıyoruz o dönemi ve bir sahabi yürekliliğini.İşte bu güzel eser de kısa ve öz şekilde Sa'd bin Ebu Vakkas'ı tanıma ve hayatından izleri görme imkanı sunuyor,bir vesile kılıyor.Gerisini araştırmak ve incelemek,örnek alıp hayatlarımızı bu güzel yönlerde şekillendirmeye çalışmaksa bizlere kalmış.
Hz.Sa'd dönem Mekke'sinde söz sahibi bir aileye mensup ve Hz.Muhammed'le anne tarafından soyları kesişen bir sahabi.Bu nedenle sevgili Peygamberimizin zaman zaman kendisine 'dayım' dediği biliniyor.Kendisi İslam'ın ışıklarının yayıldığı ve ilk Müslümanların yavaş yavaş çoğaldığı bu dönemde Müslüman olunca Mekke adeta çalkalanmıştır ve birçok kesim bu karara karşı çıkmıştır,şiddetle karşı çıkanlardan biri de öz annesidir.Müslüman olduğu dönemde öz annesinin her yönden eziyetlerine maruz kalmış,tüm bunlara rağmen yılmadan davasını savunmuş ve bu uğurda işte şu sözlerle annesinin bu beyhude çabalarının onu çıktığı bu yoldan döndüremeyeceğini söylemiştir:
"Ey anneciğim!Şunu iyi bil ki,yüz tane canın olsa ve bu canlar birer birer çıksa,ben yine de dinimden dönmeyeceğim!Artık bundan sonra sen bilirsin,karar senindir;ister bırak,ister devam ettir."
Ne büyük iman Rabbim.Aynı zamanda Hz.Sa'd'ın Peygamberimize olan sevgi ve samimiyet duyguları