zeliş

zeliş
@airofthenight
eliyle kalbine vurdu: —senin gösterdiğin yola gitmeyeceğim, mantıksız, tabiatsız, kör kudret, dedi.
“Bak başka türlü anlatayım sana demek istediğimi. Senin George’un var. Onun geri döneceğini biliyorsun. Kimsen olmadığını düşün bir. Diyelim ki siyah olduğun için yatakhaneye gidip kumar oynayamıyorsun. Nasıl hissederdin kendini o zaman? Düşün ki bütün gün burada oturup kitap okumak zorundasın. Hava kararana kadar at nalı oynayabilirsin tabii, ama sonra işte buraya gelip kitap okumaktan başka yapacak bir şeyin yok. Kitaplar işe yaramıyor. İnsanın yanında olacak birine ihtiyacı var. insan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun.” Ağlamaya başladı. “Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır.”
Sayfa 87
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Zenci lafı işte, üstelik bir de beli kırık zencinin lafı. Bu yüzden hiç önemi yok, öyle değil mi? Sen normal olsan da aklında tutmazdın zaten dediklerimi. O kadar çok gördüm ki ben bunu... Biri ötekine anlatıp durur, ötekinin duyup duymadığının ya da anlayıp anlamadığının hiçbir önemi yoktur. Konuşuyorlar ya da hiç konuşmadan karşılıklı oturuyorlardır ya, önemli olan budur işte. Karşıdakinin dinleyip dinlememesinin hiç ama hiç önemi yoktur. George sana saçma sapan şeyler söyleyebilir, bunların hiç ama hiç önemi yoktur. Önemli olan konuşmaktır. Biriyle birlikte olmak. Önemli olan budur işte.”
Sayfa 85
“İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur.”
Sayfa 51
“—Mesela, Rabia Hanım için arada içime gelen garip his... Âdeta aşık oldum gibi gülünç bir fikre kapılıyorum. Sonra bunun fikir halinde bile bir günah olacağını zannediyorum. Bunu sana kaç defa söylemek istedim... —Günah diye düşündüğün hata... Sevmek hiçbir zaman günah değildir. Sebebi vücudumuz bu... Biliyorum, bir şeyler söylemek istiyorsun. Evet sevmenin de marazi tarafı olabilir. Fakat o da gelir, geçer... Ona galebe kendi elinde. İnsan cambaz olmak için vücuduna akla gelmeyecek marifetler yaptırıyor. Ruhuna da riyazetle, irade ile tahakküm edebilir. Emin ol bir gün bu perhiz, bu riyazetten dolayı insan mükâfatını da görür. Gönlünün eski alevlerine, karlı dağdan volkan seyreden serin bir gönülle bakar. —Sen hiç sevdin mi? —Sevmesem insan olmam. Her zaman severim, hem de ne kadar çok... —Bu iptidai bir şey... Kimse kimsenin olamaz. Eşya bile bizim değil. Yani senin dediğin mülkiyet insan için de, eşya için de olmamalı. Sevdiğimiz her şey esasen bizimdir. Kalbimizin içindedir. Ona o kadar sahibiz ki dünyanın orduları kalbimizden onu koparıp atamaz...”
Sayfa 252

zeliş

, 1000Kitap'a katıldı.