Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
"İşte ben diyorum ki, insanoğlu ister Afrika'da, ister Amerika'da, ister Rusya ya da Türkiye'de doğmuş olsun aynı bilgisayar olarak doğmaktadır. Ne var ki, insan-bilgisayarına her ülkede doğumdan iti baren farklı kültür-programları yüklenmektedir. Bu ülkelerdeki insan ların davranışları arasındaki farklar, o insanların doğumdan itibaren öğrendikleri paradigmadan kaynaklanmaktadır.
"Konuyu bu şekilde ortaya koyunca, insanın kendine değil, onun davranışını yöneten paradigmaya yönelmemiz, eğer bir suçlama yapı lacaksa, o paradigmaya dönük suçlama yapmamız gerekir.