Dil; doğru kullanıldığında insanı yücelten, kontrolsüz bırakıldığında ise hem dünyayı hem ahireti mahveden bir güçtür. Gazali, bu kitabıyla okuyucuya “susmanın” çoğu zaman “konuşmaktan” daha hikmetli olduğunu öğretir.
Eserde gıybet, yalan, iftira, boş konuşma, alay, sözle incitme ve gösteriş için konuşma gibi dilin afetleri tek tek ele alınır. Gazali, bu hataları sadece ahlaki kusur olarak değil, kalbin hastalıklarının dışa vurumu olarak değerlendirir. Yani dil bozulduğunda, aslında kalbin de bozulduğunu söyler.
Kitabın en çarpıcı yönlerinden biri, okuyucuyu suçlamadan ama sert bir aynayla yüzleştirmesidir. Günlük hayatta “önemsiz” sayılan sözlerin, kul hakkına, kalp kırmaya ve manevi çöküşe nasıl yol açtığını sade ama sarsıcı bir dille anlatır. Bu yönüyle Dil Belası, sadece okunacak değil, hayata uygulanacak bir eserdir.
Gazali’nin temel mesajı nettir:
Konuşmadan önce düşünmek, susarak korunmak ve sözle iyilik üretmek. Ona göre gerçek takva, dili kontrol edebilmekle başlar.