...burda yazdıklarımın hepsi, her şeyden önce kendi nefsime bir hatırlatmadır. Kimseye ders vermek için değil; unutan, hata yapan ve yeniden toparlanmaya çalışan kendime söyleyişimdir. Çünkü insan, en çok bildiğini yaşamakta zorlanır. Her cümlede önce kendimi uyarıyor, kendimi sorguluyorum. Eğer bir faydası olacaksa, önce beni değiştirsin. Rabbim, bize hakikati bilmeyi değil, ona teslim olmayı; doğruyu görmeyi değil, onunla yaşamayı nasip etsin. Bizi dünyanın geçici aldanışına kapılanlardan değil, huzuruna gerçek kazananlar olarak varan kullarından eylesin, bildiklerimizi yaşamayı, düştüğümüzde yeniden doğrulmayı ve bizi aldananlardan değil, gerçek kazananlardan eylesin. Amin.Ey nefsim! Dünya sana ebedi bir yurt değil; geçici bir konaktır. Aldanma, oyalanma, erteleme! Bildiğin hakikati yarına bırakma.çünkü yarının sana ait olduğuna dair hiçbir söz verilmedi. Ölüm ansızın gelir, hesap ise mutlaktır. Gün gelecek; perdeler kalkacak, gizlenenler ortaya çıkacak ve herkes kazandığıyla da kaybettiğiyle de yüzleşecektir. O gün "Keşke..." diye dövünenlerden değil; tevbe etmiş, Rabbine yönelmiş ve O'nun sonsuz rahmetine sığınmış kullarından ol. Çünkü gerçek kazanç, Rabbini razı etmiş bir kalple O'na kavuşabilmektir.