10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:54
Alex Schulman’ın okuduğum ilk kitabı olan 17 Haziran, geçmişin hayaletleriyle bugünün gerçeklerini birbirine düğümleyen, adeta zamansız bir roman. ​45 yaşındaki Vidar, eski bir kolide 1980’lerden kalma, yazlık evlerine ait bir telefon numarası bulur: 26217. Ev yıllar önce satılmıştır ve numara artık kullanım dışıdır; ancak Vidar yine de o numarayı çevirir. Karşısına çıkan ses ise uzun zaman önce kaybettiği babasına aittir. Telefonun diğer ucundaki yazlık evde; babası, annesi, ablası ve kendi çocukluğu, tıpkı bir döngüdeymiş gibi hep 17 Haziran 1986 tarihini yaşamaktadır. ​Peki, Vidar'ın hafızasının derinliklerinde saklı kalan o 17 Haziran’da gerçekte ne olmuştu? Vidar, bu sorunun cevabını ararken okuru da kendi geçmişine dair sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor. ​Son derece akıcı, kolay okunan ve merak duygusunu her sayfada taze tutan bir eser. Okurken büyük keyif aldım, okurlara tavsiye ederim.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026985 okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:53
Çağdaş İran Edebiyatının duru sesi deniliyor #FeribaVefi için. #UçupGidenBirKuş kitabını okurken hissettiğim şey, sanki bir evin içinde sıradan bir kadının, ev işlerine ve iki çocuğun bakımına yetişmeye çalışırken, üstelik kimse tarafından görülmeyen ve anlaşılmayan bir kadının, sıkışıp kaldığı hayatı onunla paylaştığım. Bu kadın isimsiz bir anlatıcı. Geçmişinden omzunda kalan yük ile, günümüzde sahip olduğu sorumluluklar ile ve gelecekteki belirsizliğiyle Tahran’dan bir kadın olsa da her ülkede, her toplumda niceleri var bu kadınların. Kitaptaki "kuş" metaforu, özgürlüğü arayan ama nereye uçacağını bilemeyen, kanatları ev içi sorumluluklarla bağlanmış kadının ta kendisi. Anlatıcı, herkesten ve her şeyden korkarak büyümüş. “Ben hep korktum; karanlıktan, bodrum katlardan, gölgelerden, Kadir amcadan, hatta annemden ve Mahbup teyzemden. Giderek kendimden bile saklanır oldum ve bir gün, kendime kim olduğumu sormak zorunda kaldım. Ben kaybolma duygusuyla büyüdüm; derin bir şaşkınlık hissiyle, bulunma umudumu bile yitirerek." Kalabalık sokaklar, komşuların bitmeyen gürültüsü, büyük idealleri olan sürekli ülkeyi terk etme planları yapan bir koca, iki küçük çocuk ve geçmişindeki uğultular.. Kitap, kimsenin kulak verme zahmetine katlanmadığı bir kadının kendi sesini bulma çabasını ele alıyor. Annesine göre babası katlanılmaz bir adamdı, hastalanınca bodrum kata yerleşti, bir çocuk gibi inlerken annesi bakmaya tenezzül etmedi kendisi ise korkup yorganın altına gizlendi ve o gece babası öldü, yetim gibi bir başına. Annesi sürekli sızlanan ve memnuniyetsiz bir kadın. En küçük kızına düşkün. Üç kardeşten büyüğü olan Şehla, çocukluğunda bile bir yetişkin gibi. Hiç evlenmiyor ve annesi ile yaşıyor. En küçükleri Mehin ise bir delifişek. Kendi çocuğu olmadığından bazen hayatında bir
Uçup Giden Bir KuşFeriba Vefi · Sel Yayıncılık · 2026226 okunma
Reklam
Puan vermedi·372 syf.··
2026 20. kitabı
Sarah Jio’nun Yaşanmamış Hayatlar kitabı bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Hayatımızda gerçekleşmeyen olaylara, kaçırdığımız fırsatlara ya da yarım kalan hikâyelere çoğu zaman hep aynı yerden bakıyoruz: “Keşke olsaydı.” Üstelik bu ihtimalleri düşünürken genellikle sadece güzel taraflarını görüyoruz. Bu kitap ise bana şu soruyu sordurdu: Ya olsaydı ve düşündüğüm kadar güzel olmasaydı? Ya gerçekleşmesini istediğim şey beni daha büyük bir hayal kırıklığına sürükleseydi? Ya üzüldüğüm o ihtimal aslında yaşansaydı daha çok üzülmeme sebep olsaydı? Kitap boyunca fark ettiğim şey, yaşanmamış hayatları gözümüzde kusursuzlaştırdığımızdı. Oysa her seçimin, her yolun ve her ihtimalin kendine ait zorlukları var. Belki de bugün üzülerek düşündüğümüz bazı şeylerin gerçekleşmemesi bizim için daha hayırlıydı. Bence kitabın en güçlü yanı da buydu. Okurken sadece karakterin hayatını değil, kendi hayatımdaki “keşke”leri de sorguladım. Sonunda ise şu düşünce kaldı aklımda: Hayat, olmayacak olana üzülmek için çok kısa. Çünkü hiçbir zaman yaşamadığımız bir ihtimalin bize mutluluk mu yoksa daha büyük bir üzüntü mü getireceğini bilemeyiz. Duygusal, akıcı ve düşündürücü bir kitaptı. Özellikle geçmiş seçimlerini sık sık sorgulayan ve “Acaba öyle yapsaydım ne olurdu?” diye düşünen herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Yaşanmamış HayatlarSarah Jio · Epsilon Yayınevi · 2025886 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2026 268. kitabı
Dalgalar kitabı Virginia Woolf'a ait okuduğum ilk kitap oldu. Diğer kitaplarının nasıl bir havası var bilemiyorum ama Dalgalar kitabı bana depresif, melankolik bir ortam sundu diyebilirim. Bilinç akışı tekniğiyle kaleme alınanan, lirik bir anlatıma sahip söz konusu eserde, düz yazıyla şiirin ritimli yapısının birlikte kullanıldığını, bu haliyle çok karşılaşmadığım türde bir eser olduğunu söyleyebilirim. Yazarımız kitabında altı arkadaşın çocukluk dönemlerinden başlayıp orta yaş dönemlerine kadar yaşadıklarını, hayata bakış açılarını, birbirleriyle olan ilişkilerini anlatıyor. Okumayı düşünenler için şöyle bir yorumda bulunmakta fayda var; kitap olay kurgusu, konusu itibariyle değil de bu konuyu anlatış şekliyle yani diliyle dikkat çeken bir kitap. Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir kitaba alışkın olmayan bir çok okur kitabı okumakta zorlanabilir bazı bölümleri tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissedebilir. Okumayı düşünün herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim...
İnceleme
DalgalarVirginia Woolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20193,960 okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2026 297. kitabı
Tanzimat döneminin önemli yazarlarından biri olan Ahmet Mithat Efendi'ye ait bu eser hem trajıkomik yanıyla hem de gerilim oluşturmasıyla şahsım adına beğendiğim bir eser oldu. Özellikle o günün İstanbul'unun günlük yaşantısı, eğlenceleri, giyimi, kuşamı gibi konularda bizleri bilgilendirmeyi de başarıyla sağlıyor. Ana karakterimiz Behram Ağa'nın elinde olmadan mecburiyetten bir dolapta mahsur kalması, o dolabın içindeyken dışarıda olan olaylara gizlice şahit olmasını ve başına gelen olayları konu edinen bu eseri bir çırpıda keyifli okuyacağınıza inanıyorum. Şimdiden iyi okumalar...
İnceleme
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,621 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2026 13. kitabı
Ve diyor ki Wolf; Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Konuşmacı olarak çağrıldığı üniversitenin kütüphanesine alınmayan bir kadın. Ne dünya ama değil mi? Düşüncelerine önem veriliyor, düşüncelerini geliştirmesi engelleniyor. İki türü olan, adına insan denilen bir varlık! Neden biri sınırsız hak sahibi iken diğeri sebepsiz bir ötelenme içinde?
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,2bin okunma
Reklam
Reklam