Bense, onların gözbebeklerindeki yaşama sevincini gördükçe, günün birinde bu insanların kalkıp savaşa gideceğine bir türlü inanamıyordum.
Akıldışı bir şeymiş gibi geliyordu bu bana. Böyle ağız dolusu gülebilecekken, böyle neşeyle şakalaşabilecekken, silaha sarılıp tıpatıp kendilerine benzeyen başka insanlara kurşun sıkarak onları delik deşik edemezler, diye geçiriyordum içimden.
Ya da, böylesine güzel gülebilen insanlar ölemez, öldürülemez, diye geçiriyordum.
Çoğu zaman, biz hayatı acılı adlarla nitelendiririz, ama yalnızca biz acılı ve karamsar olduğumuzda yaparız bunu. Boş ve yararsız gelir bize hayat, ama yalnızca ruhumuz yıkıntılar arasında başıboş dolaşıp durduğunda ve kalbimiz benliğimize karşı aşırı bir ilgiden sarhoş olduğunda.