Burak Akçay

Burak Akçay
@akcay1287
İskenderiye Kütüphanesi'nde top sektiren adam... Bol bol okur, az çok yazar... // Dünyayı güzellik kurtaracak. //
Üniversite mezunu
İzmir
39 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum...
9/10
·110 syf.··
2021 1. kitabı
2020'nin son, 2021'in ilk kitabı oldu benim adıma Yabancı. Çok ilginç, gittikçe yükselen bir kitap. Öyle ki; kitabın ilk yarısında Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ının, ikinci yarısında ise Stefan Zweig kitaplarındaki psikolojik tahlillerin tadını aldım. Kitap kısaca, toplumda bize uygun görülen ve hatta dikte edilen kalıplara girmeyi reddeden bir insanın toplum tarafından nasıl dışlandığını enfes bir ustalıkla anlatıyor. Kitabın içine yedirilmiş birçok metafor olduğunu da düşünüyorum. Nobel ödülü almış bir kitap için belki bunu yazmak bile yersiz; ama tavsiyedir. Okuyunuz, okutunuz...
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·400 syf.··
2020 19. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 18:33
İnsanların sürekli “daha az uyku, daha çok iş” girdabına sürüklendiği ve 4-5 saat uyumanın moda olmaya başladığı bu kapitalist dönemde, son derece faydalı bir bilimsel kitap okudum. Matthew Walker, “Niçin Uyuruz?” kitabında uykunun neden çok önemli olduğunu ve kendimizi uykusuz bırakarak nasıl kritik bir yanlış yaptığımızı araştırmalarla ortaya koymuş ve eklemiş: “İnsan, kendini mantıklı bir getirisi olmadan uykusuz bırakan tek canlı türüdür...” Kısaca özetlemem gerekirse, Walker’a göre rutin olarak 6-7 saatten az uyumak bağışıklık sistemini mahvediyor ve kanser riskini ikiye katlıyor. Koroner damarların tıkanması ve sertleşmesi ihtimalini arttırıyor. Felce, diyabete ve kalp rahatsızlıklarına bir adım daha yaklaştıyor. Uyku bozukluğu, alzheimer, depresyon, anksiyete ve intihara zemin hazırlıyor. Sportif açıdan bakıldığında ise, fiziksel bitkinliğin başlama süresi %10-30 arasında kısalıyor ve aerobik randıman düşüyor. Uzuv uzama kuvveti, dikey sıçrama yükseliği ve sürdürülebilir kas gücünde önemli düşüşler gözleniyor. Laktik asitte hızlanma, oksijen satürasyonunda düşme, kandaki karbondioksit miktarında yükselme bunları izliyor. Performans sonrası uyku ise, yaygın görülen iltihaplanmalarda iyileşmeyi hızlandıyor, kas onarımını arttıyor ve hücresel enerjinin glikoz ve glikojen biçiminde depolanmasına yardımcı oluyor. Tüm bunların yanında, yeterli uykuyu alamamış bir birey, gün içinde mikrouyku denilen konsantrasyon kayıpları yaşıyor. Bu mikrouykular, araba kullanımı esnasında gerçekleştiğinde büyük kazalara neden olabiliyor. Hatta, yapılan bir araştırma, sabah erken saatte kalkıp geç saatlere kadar uyanık kalan birinin, 0,008 promil alkol almış biri kadar konsantrasyon kaybı yaşadığını ortaya koymuş. Ayrıca Walker, uykunun REM ve NREM adı verilen ve doksan dakikada
Niçin Uyuruz?Matthew Walker · Pegasus Yayınları · 2019886 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 18. kitabı
Öncelikle belirtmem gerekir ki; kitap beni fersah fersah aştı. Filibeli Ahmed Hilmi öyle bir kitap yazmış ki; 1900'lü yılların başında bilinç akışı yöntemini dibine kadar uyguluyor, Türk edebiyatında postmodernizmin kurdelesini kesiyor, mistik, felsefik, mitolojik seyahatlar ile delilik ve velilik arasında gidip geliyor. Tasavvufi bir düzlemde ilerlese de Mecusiliğin, Budizmin, Brahmanizmin, Eski Yunan felsefe ve mitolojisinin hakikat kavrayışlarını dışlamıyor, aksine hepsine saygı duruşunda bulunuyor. Hayallerin arasına gizlenmiş hayaletleri arıyor. Nedeni, nasılı sorguluyor... Hatta bana kalırsa bu kitap, birçok kitaba da fikir babası olmuş olabilir. Kendi adıma, konular çok farklı olsa da, çok sevdiğim Tehlikeli Oyunlar ile bile büyük benzerlikler buldum. Ana karakterin isminin Hikmet Benol olması, deliliğin sınırlarında gezmesi ve Aynalı Baba- Albay Hüsamettin Tambay benzerlikleri beni bu düşünceye itti. Velhasıl kelam, inancınız ne olursa olsun okunması gereken bir kitap Amak-ı Hayal. Kitabı edinin, bir kahve yapın ve kendinizi hayal aleminin derinliklerine bırakın..
Âmâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Antik Kitap Yayınevi · 200922,4bin okunma
En iyi planları farelerin ve insanların, sıkça ters gider...
9/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
Yıllar yıllar önce okuduğum, hatırlamadığımı sandığım, güzel bir vesileyle tekrar okuduğum ve okudukça her satırı hafızamın derinliklerinden şimdiye dökülen harika Steinbeck eseri... Aynı zamanda bana, yıllar önce kitabı ne kadar sığ bir bakış açısıyla okuduğumu fark ettirmiştir. Birkaç saatte biten bu novellaya, Steinbeck öyle imgeler ve ironiler sığdırmış ki; hayran olmamak elde değil. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki; kitabı okumayanlar için bu inceleme ciddi spoiler (Türkçe’de net bir karşılığı yok ne yazık ki) içermektedir. Robert Burns’un 1785 yılında yazdığı “Bir Fareye” şiiri ile Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar eseri arasındaki ilgi çekici bağ ile incelemeye başlamak en doğrusu olacaktır sanırım. George’un kitabın bir yerinde Lennie ile birbirlerini tamamladıklarını belirttiği gibi, bu roman da sanki Bir Fareye şiirini tamamlıyor. Muhtemelen, kitaba ismini veren ve şekillendiren de bu şiir olmuş. Ama farecik, yalnız değilsin, öngörülerinin boşa çıkabileceği konusunda. En iyi planları farelerin ve insanların, sıkça ters gider. Ve vaat edilen mutluluktan geriye, Acı ve kederden başka hiçbir şey kalmaz. Yine de şanslısın bana göre! Yalnızca “şu an” dokunabilir sana: Ama ah! Gözlerim geriye bakar benim, ümitsiz beklentilere! Ve geleceğe de bakarım, görmesem de, tahminler yapar, korkarım! Geçmişi sürekli unutan, geleceği George’un anlattığı kadar olan Lennie ve geçmişini her yere götürüp ondan kopamayan ve gelecek planları olan George... Geçmiş ve gelecekte yaşan bir insan ve yalnız şimdi de yaşayan bir fare. Kış hazırlığı yapmakta olan bir farenin yuvasını, temizlik yaparken istemeden bozan Robert Burns’un, o anın etkisiyle bu şiiri yazdığını da koyunca cebe, sanırım her şey yerli yerine oturuyor... Kitap incelemelerinin çoğuna göz attım. Genel olarak, bu
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,9bin okunma
Aldanıp da aldatamayanlar… İşte aç kalan sürü bu zavallılardır…
7/10
·99 syf.··
2020 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2020 22:55
Türk Edebiyatı (özellikle Tanzimat Dönemi’nden Cumhuriyet Dönemi ilk dönemlerine uzanan dönem), Dünya Edebiyatı’na göre kendimde eksik gördüğüm bir alan. Bu açıdan, bir okuma etkinliği ile bu kitabı okumak, benim için farklı bir tat oldu. Kitaba gelecek olursak; Hüseyin Rahmi Gürpınar bu kitabında sihir, büyü, efsun, define gibi şeylerle uğraşan, batıl inançları hayatının merkezine koyan insanları, nükteli anlatımıyla sayfalara dökmüş. Bir efsuncu ihtiyar ve iki Ermeni genç üzerinden bu dönemi hicvetmiş. Belki haddime değil ama kitabın ilk 30-35 sayfasında, iki Ermeni genç arasında geçen diyalogları çok sıkıcı buldum. İnatla okumaya devam ettikten sonra, diyalogların bitimi ve ana konuya giriş sonrası kitap daha eğlenceli, keyifli ve merak uyandırıcı bir hal aldı. Kitabın sonunda yer alan şu paragraf ise oldukça hoşuma gitti: - En akıllılarımız her gün aldanıyorlar… En akılsızlarımız her gün aldatıyorlar… Hepimiz daima aldanıyoruz; fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. Aldanıp da aldatamayanlar… İşte aç kalan sürü bu zavallılardır…
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Karbon Kitaplar · 201810,9bin okunma