Bedenim tombullaşıp hantallaşmadan, gözlerimin feri sönmeden hayatın güzelliğini görmek niyetindeyim. Güzel bir nehir kıyısında yaşamak. Akan suların öykülerini dinlemek. Kıyıdaki yapraklar arasında uyuyabileceğim, öğlenleri kestirebileceğim, küçük sivrisineklerimi, böceklerimi kovalayabileceğim küçücük bir köşeye sahip olmak. Şehirlerin gürültüsünden kaçıp Tanrı'nın huzurlu ilahisini dinlemek. Bedenimi tatlı yağmur damlalarıyla serinletmek, ufak tefek ağrılarımı, romatizmalarımı güneşte ısıtmak. Gün ışığının suya süzülmesini, taşları, karanlık kayaları altın rengine boyamasını seyretmek. Geceleri meltemin ezgisini duymak, yabani yaprakları kemiren cırcırböceklerinin sesini dinlemek. Dolunay gecelerinde, nehirlerin arasında gümüş yuvarlağına oturup gösterişsiz kurbağa şarkılarımı söylemek. Gök zifiri karanlık olduğunda ihtiyar gözlerimi parlak yıldız kolyesine çevirmek. Her şey alabildiğine katıksız, alabildiğine huzurlu.