Link paylaşımı
Link Paylaşımı academia.edu/resource/work/1... tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/6-basya... BU MAKALE NEDEN OKUNMALIDIR? 1. Hukuka ontolojik bir meydan okumadır. Bu makale, hukuku sadece reforme etmeyi değil; onun dayandığı ontolojik temelleri (dualite, lineer zaman, caydırıcılık, egemenlik) deşifre ederek kökünden dönüştürmeyi hedefler. Bildiğiniz tüm hukuk kavramlarını sorgulatır. 2. Yepyeni bir hukuk dili ve kurumsal mimari inşa eder. Kolektif Rezonans Mahkemeleri, Frekans Aynaları, Gözlemci Bilinç, Kozmik Frekans Borçlanması, Hapisten Enhar'a, Metapolimetapolitersinirlezonaktik Durum — bunlar literatürde eşi benzeri olmayan özgün kavram ve kurumlardır. 3. Teoriyi uygulamaya bağlar. Akdeniz KRM pilot uygulaması, 5 başarısızlık senaryosu, matematiksel modelleme ve görsel şemalarla "Peki bu sistem pratikte nasıl işler?" sorusuna cesurca cevap verir. 4. Kendi eleştirilerini bizzat yazar. Kapitalist, Marksist, liberal ve İslam hukuku perspektiflerinden gelebilecek itirazları tek tek sıralar ve cevaplar. Bu, akademik dürüstlüğün en üst seviyesidir. 5. Hukuku kuantum fiziği ve ontoloji ile buluşturur. Lazaman (Zamansızlık), Lamekan (Mekansızlık), Halsizlik ve Laşekil ilkeleriyle hukuku, varoluşun temel geometrisine bağlar. Hukuk felsefesine yepyeni bir soluk getirir. 6. Zerone Külliyatı'nın köprü cildidir. 5. ciltte kurulan Metapolitersinir Ekonomi'yi hukuki zemine oturtur; 7. ciltte ilan edilecek nihaî mührün altyapısını hazırlar. Külliyatın bütünlüğünü kavramak için anahtar konumundadır.
MURAT HAYDAROĞLU VE YAYINLADIĞI KİTAPLAR... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR Ankara'dan, Didim'e giderken Nazilli'de mola veren Yazar ve Şair Murat Haydaroğlu ile birlikte uzun süre edebiyat ve sanat dünyası'ndan söz ettik. O bana, 3 kitabını hediye etti. Ben de kendisine Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği Başkanı Şükrü Öksüz'ün çıkardığı Aydın Efesi Yazı ve Şiir Dergisi ile 5-6 şiir kitabı. Bir tane Aslen Mardin'li olup Söke Milli Eğitim Müdürlüğü'nden emekli olan ve Söke'ye yerleşen Abdülkadir Güler'in 50 yılda başından geçenleri anlattığı bir kitap ile 3 hikaye kitabı armağan ettim. Çok güzel vakit geçirdik, benim içinde çevresi çok geniş olan böyle bir yazar ve şairi tanımak hoşuma gitti. Cumhuriyet'e ve Atatürk'e düşkünlüğüne ve tarihi bilgisine hayran kaldım. Gece Emekli Öğretmen-Yazar-Şair Abdullah Bedeloğlu'nu da eve davet ettim, Bedeloğlu'nun da dedeleri Kurtuluş Savaşı'na iştirak etmiş kimseler olunca muhabbet koyulaştı. Aşağıda, Murat Haydaroğlu'nu bir tanıyalım. *** 1957 yılında Ankara'nın Çubuk İlçesi'ne bağlı Meşeli Köyü'nde dünyaya gelmiştir, köyden çocuk yaşlarda ayrıldığı için köyde geçirdiği günleri hatırlamıyan Murat Haydaroğlu ve ailesi önce köyden kente göçün yaygın olduğu yıllarda önce Ankara'nın Çinçinbağları'na gelip yerleşir. Aile daha sonra Etlik Semtine yerleşir, Haydaroğlu ilk ve orta okulu Etlik'te bitirdikten sonra Ankara Motor Meslek Lisesi'ne kaydolur. Yüksek öğrenimi, siyasal ve ekonomik nedenlerle yarım kalır. Ortaokul yıllarından bu tarafa aletli jimnastik-boks-güreş vb. gibi sporlarla uğraşır. *** Okulu bitirdikten sonra bir ara EGO'da motor teknisyeni olarak çalışır, askerlik dönüşü ise toptan gıda ticaretine başlar. Büyük paralar kazanır, sonra emekli olur. Çalıştığı dönemlerde sendika işçi temsilciliği başta olmak üzere bir çok
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Alber Camus - Yabancı
🎥 ADAPTASYON: KADRAJ vs. SAYFA ANALİZİ ​🔺 Eser: Yabancı 🔹 Uyarlama: Lo Straniero (Luchino Visconti, 1967) ▫️ ​1. Ruhun Yansıması: Kitabı okurken zihninizde canlanan ana karakter ile ekrandaki oyuncu ne kadar örtüşüyor? (Fiziksel değil, ruhsal derinlik açısından.) ​🔸 Cevap: Marcello Mastroianni harika bir oyuncu olsa da, onun ekrandaki varlığı kitaptaki Meursault’ya göre fazla "farkında" ve entelektüel kalıyor. Kitaptaki Meursault, adeta bir bitki ya da hayvan gibi sadece anı ve duyuları yaşar; felsefi duruşunu bir manifesto gibi taşımaz. Mastroianni’nin gözlerinde ise topluma karşı bilinçli bir meydan okuma, gizli bir melankoli ve hüzün seziyorsunuz. Bu da kitaptaki o saf, hiçbir şey aramayan ve hiçbir şeyi umursamayan "boşluk" hissinin ekranda biraz gölgelenmesine neden oluyor. ​▫️ 2. Kayıp Parça: Filmin süresi veya kurgusu nedeniyle dışarıda bırakılan hangi sahne, hikayenin anlamını en çok zayıflatmış? ​🔸 Cevap : Meursault’nun annesinin kaldığı huzurevinde geçirdiği o ilk gece ve ertesi günkü cenaze yürüyüşü filmde var ama kitaptaki o uzun, boğucu detaylar kırpılmış. Kitapta saatlerce süren o monoton yürüyüş, asfaltın kokusu, yaşlıların çıkardığı tuhaf sesler Meursault’nun zihnini ve dolayısıyla okuyucuyu felç eder. Film bu sahneleri hızla geçmek zorunda kaldığı için, seyirci Meursault’nun "duyarsızlığını" değil, sadece "yorgunluğunu" görür. Bu da hikayenin varoluşsal temelini biraz zayıflatıyor. ​▫️ 3. Görsel Güç: Kitapta onlarca sayfa süren hangi duyguyu veya atmosferi, yönetmen tek bir kareyle veya müzikle daha etkili anlatabilmiş? ​🔸 Cevap : Kumsaldaki cinayet anı. Camus kitapta o boğucu sıcağı, alna saplanan güneş ışığını ve gerilimi sayfalarca anlatmak için kelimelerle adeta savaşır. Yönetmen Visconti ise o sahnedeki aşırı parlak, neredeyse kör edici beyaz ışık
Edebiyat
NESLİ TÜKENME TEHLİKESİNDE OLAN HAYVANLAR HANGİLERİDİR?
Dünya genelinde ve Türkiye'de şu an doğada soyları tükenme tehdidiyle karşı karşıya olan en bilinen hayvanlar şunlardır: ​Dünyada Tehlike Altında Olanlar ​Vaquita (Meksika Yunusu): Dünyanın en küçük deniz memelisidir. Yasa dışı ağlara takılarak öldükleri için dünyada sadece 10 civarında birey kalmıştır. ​Cava ve Sumatra Gergedanı: Boynuzları için yapılan kaçak avcılık nedeniyle dünyada toplam sayıları 100'ün altındadır. ​Amur Parsı: Rusya ve Çin sınırında yaşayan bu muazzam kediden doğada sadece 100 civarında kalmıştır. ​Kaplanlar: Tüm alt türleri dahil (Sibirya, Bengal vb.) dünyada vahşi doğada yalnızca 5.500 civarında kaplan yaşamaktadır. ​Afrika ve Asya Filleri: Fildişi ticareti ve yaşam alanlarının yok edilmesi nedeniyle sayıları hızla azalmaktadır. ​Kutup Ayıları: İklim değişikliği sebebiyle buzulların erimesi, avlanma ve yaşam alanlarını doğrudan yok etmektedir. ​Dağ Gorili: Kaçak avcılık ve ormanların yok edilmesi nedeniyle sayıları 1000 civarındadır. ​Dev Panda: Sıkı koruma önlemleriyle durumu biraz düzelse de bambu ormanlarının azalması nedeniyle hala hassas durumdadır. ​🇹🇷 Türkiye'de Tehlike Altında Olanlar ​Anadolu coğrafyasında acil koruma altında olan ve nesli kritik seviyede bulunan canlılar: Akdeniz Foku: Dünyadaki toplam nüfusu 1000 civarındadır ve en önemli sığınaklarından biri Türkiye kıyılarıdır. ​Anadolu Parsı: Neslinin tükendiği sanılıyordu ancak son yıllarda fotokapanlarla varlığı yeniden kanıtlandı. Sayıları son derece az ve kritiktir. ​Caretta Caretta (Deniz Kaplumbağası): Akdeniz sahillerimiz (özellikle İztuzu, Anamur) en önemli yumurtlama alanlarıdır. Deniz kirliliği ve turizm baskısı altındadırlar. ​Kelaynak Kuşları: Şanlıurfa Birecik'teki özel üretim istasyonunda koruma altında tutularak soyları tükenmekten kurtarılmaya
Türkiye’nin askeri yapısı, mühimmat çeşitliliği, doktrini ve lojistik zinciri 1952’den beri NATO (özellikle ABD) standartlarına göre kodlanmıştır. Leviathan çöktüğünde ve NATO şemsiyesi yok olduğunda, Türkiye'nin önünde ne Çin'den ne de Rusya'dan gelecek hazır bir "hazır lojistik paket" veya "karşılıksız askeri yardım" olacaktır. Çünkü çok kutuplu yeni dünyada rasyonel aktörler kimseye bedava jandarmalık ya da hibe mühimmat vermez. NATO çöktüğünde, Türkiye’nin elindeki F-16'lar, radar ağları, mühimmatların elektronik bileşenleri ve yedek parça zinciri büyük oranda felç olma riski taşır. Batı’nın askeri yardımlarının ve parça akışının kesildiği bir senaryoda; Türkiye son 20 yıldır tam da bu kâbus senaryosuna hazırlık olarak yerli savunma sanayisini (İHA/SİHA’lar, MilGem, Altay, Kaan vb.) büyütmeye çalışıyor. Ancak bu sistemlerin motor, yarı iletken (çip) ve bazı kritik sensörleri hala batı tedarik zincirine ya da küresel pazara bağlı. Batı lojistiği çöktüğünde, Türkiye bu projeleri tamamlamak için Çin’in endüstriyel parça ve çip arzına göbeğinden bağlanmak zorunda kalacaktır. Çin veya Rusya, Türkiye'ye hibe askeri yardım yapmaz; ancak parası karşılığında teknoloji transferi ve hammadde sağlar. Türkiye, NATO kalibreli (5.56 mm mermiden, NATO standartlı füzelerine kadar) yapısını, zaman içinde Çin’in ve Avrasya bloku sistemlerinin (Yuan bazlı askeri ticaretin) lojistik hatlarına entegre etmek zorunda kalır. Bu geçiş dönemi, ordunun operasyonel kabiliyetini geçici olarak ciddi oranda zayıflatır. Savaş ve sürekli yüksek askeri teyakkuz, üretmeyen ve dış finansmana bağlı ekonomilerin en hızlı intihar yöntemidir. Batı finans sistemi ve NATO çöktüğünde, Türkiye’nin cari açığını fonlayan batı sermayesi (sıcak para) tamamen buharlaşacaktır. Hem döviz krizinin ortasında kalıp
1000Kitap
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
ERDOĞAN AYDIN MANİSA'DA ''LAİKLİK VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ'' KONUSUNDA BİR KONUŞMA YAPACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 13 Mayıs 2026 Çarşamba günü, saat.16.00'da;9.Manisa Kitap Fuarı-Atatürk Kent Parkı Yunusemre-Şehzadeler-Manisa adresinde, Dayanışma Kitabevi-Sahaf Standı içinde Erdoğan Aydın okuyucuları için kitap imzalayacaktır. Saat.18.00'de ise ''Laiklik ve Demokrasi Mücadelesi'' konusunda bir söyleşi gerçekleştirecektir, isteyen herkes bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir. **************************************************************************************************** ÖDEMİŞ'TE KARAGÖZ VE HACİVAT GÖSTERİSİ YAPILACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 14 Mayıs 2026 Perşembe günü, saat.15.00 ve 16.00'da;Ödemiş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ödemiş-İzmir adresinde, 2.Ödemiş Kitap Günleri kapsamında ''Şairler ve Yazarlar Genç Fidanlarla Buluşuyor'' adı altında (Hayali) Tuncer Savcı tarafından ''Karagöz ve Hacivat Gösterisi'' gerçekleştirilecektir. İsteyen herkes, bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir. **************************************************************************************************** YUDUM MİNGAN ÖDEMİŞ'TE ''MADDE VE TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI'' KONUSUNDA BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRECEK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 14 Mayıs 2026 Perşembe günü, saat.14.00-15.00 arasında;Ödemiş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Salonu Ödemiş-İzmir adresinde, Ödemiş 2.Kitap Günleri kapsamında ve ''Şairler ve Yazarlar Genç Fidanlarla Buluşuyor'' adı altında Yudum Mingan ''Madde ve Teknoloji Bağımlılığı'' konusunda bir söyleşi gerçekleştirecektir. İsteyen herkes, bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir.