Akıl sağlığının, insanın en öncelikli ihtiyacı olan denge veya biyolojideki adıyla "homeostaz" yani herhangi bir gerilim olmayan durum ile sağlanabileceğine yönelik görüşü tehlikeli buluyorum. İnsanın gerçekte ihtiyacı olan, gerilimin olmadığı bir durum değil kayda değer bir hedef, özgürce seçilmiş bir görev uğruna uğraş ve mücadeledir.
Hayattan bekleyecek hiçbir şeyleri kalmamıştı. İki durumda da onları, hayatın hâlâ onlardan bir şeyler beklediğine; gelecekte onlardan bir şey bekleyeceğine ikna etmek gerekiyordu.
Bir benzerlik kurmak gerekirse, insanın acısı gazın hareketine benziyordu. Belli miktarlarda gaz, boş bir kutuya pompalandığında kutu ne kadar büyük olursa olsun onu tamamen ve eşit olarak dağılım göstererek doldurur. Aynı şekilde ıstırap da ister küçük ister büyük olsun insan ruhunu ve bilincini tamamen doldurur. Bu yüzden de insan ıstırabının "boyutu" tamamen görelidir.