Evlilik de dahil olmak üzere, insan ilişkilerinin, çok nadiren kendiliğinden “karşılıklı” olduğu inkâr edilemez bir olgudur; çünkü insanlar farklılardır. Karşılıklılık/karşılıklı ilişki geçici ve sabit olmayan bir idealdir; ancak uzun süreli çaba sayesinde buna yaklaşılabilir.
"Savaşta," dedi işçi, "zayıflar güçlülerin kölesi olur, barışta da yoksullar zenginlerin kölesi olur. Yaşamak için çalışmaya mecburuz; bize verdikleri ücret o kadar düşük ki, yaşamamıza yetmiyor, ölüyoruz. Bütün gün onlar için uğraşıp didiniyoruz; onlar sandıklarımı altınla dolduruyor, bizimse çocuklarımız vakitsiz solup gidiyor, sevdiklerimizin yüzü sertleşip fesatlaşıyor. Üzümü biz eziyoruz, şarabı baş kası içiyor. Mısırı biz ekiyoruz, ama soframız boş. Kimse görmese de zincirlerimiz var, bize özgür dense de köleyiz."
Fakat söyleyin bana, ruhu kim gücendirebilir? Bülbül gecenin sükûnetini, ateşböceği yıldızları gücendirir mi? Aleviniz ya da dumanınız yük olur mu rüzgâra?
Ruhun bir asa ile karıştırabileceğiniz durgun bir havuz olduğunu mu sanyorsunuz? Çoğu kez kendinizi hazdan mahrum etmeniz arzuyu varlığınızın kuytularında biriktirmekten başka bir şeye yaramaz. Bugün ihmal edilmiş gibi görünenin yarını beklemediğini kim bilebilir?
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu