Gözlerinin hareketini düzeltmek ona çok ağır geldi. "Burada herkesin yere bakması meğer sebepsiz değilmiş. Ben Verrieres'de ne kadar da toy, kendini beğenmiş bir adammışım! Orada yaşadığımı sanıyordum; oysa sadece hayata hazırlanıyormuşum; işte artık dünyanın gerçek durumuyla karşılaştım. Hayatımın sonuna değin onu her yerde böyle bulacağım, her yerde dört yanımı düşman kuşatacak!" Sonra da ekliyordu: "Her dakika iki yüzlülük etmek de ne belalı şey! Herakles'in gördüğü ağır işler bunun yanında solda sıfır kalır. Yeni çağın Herakles'i, kendisini bütün gençliğinde tez canlı, kibirli diye tanıyan kırk kardinali ardı ardına tam on beş yıl tevazu göstererek aldatan Sixte-Quint'dir."
Bu ne gürültü! İş peşinde koşan ne de çok adam varmış!
Yirmi yaşında bir delikanlı kafasında gelecek için bu kadar çok tasavvur, aşka karşı bu kadar aldırışsızlık olur mu?
Bu zengin sınıfının en korktuğu insanlar hiç şüphesiz ki, iyi bir öğrenim görmelerine rağmen bir işe girmek için paraları olmayan gençlerdir. Onlarla çarpışmak için elimizde onlarınkiler gibi silahlarımız olsa, bu kişioğullarının hâli nice olurdu?