Julien böyle akıllı uslu kafa yoracağına, çanın erkekçe ve tok sesleriyle ruhu coşmuş, hayal alemlerinde dolaşıp duruyordu. O ne iyi bir rahip olabilir ne de büyük bir yönetici. Gönlü böyle coşkunluklara kapılıveren kimselerden olsa olsa sanatçı çıkar.
Hiç aldırış bile etmeyin; bir yol, iki yanındaki çitlerde diken var diye hemen güzelliğini kaybeder mi? Yolcu yoluna gider, dikenler de kötülükleriyle baş başa kalır.
M.Chelan, kendisi için olduğu gibi, Julien için de ihtiyatsızlık etmişti. Ona doğru düşünmek ve boş sözlere kanmamak alışkanlığını vermiş fakat düşünmeyi pek sevmeyen kimselerin buna bir suç diye baktıklarını, çünkü her doğru akıl yürütmenin karşısındakine bir hakaret gibi çarptığını söylemekten de geri kalmamıştı.