Azize

Azize
@akdmrazize
OKUYUN DİYOR OKUYUN. ÇÜNKÜ MÜREKKEBİN AKMADIĞI YERDE KAN AKIYOR!
"Bakın" dedi, "siz buraya kızınızın nasıl olduğunu ögrenmeye değil, kendini öldürmeye kalkıştığı için özür dilemeye gelmişsiniz. Kaç yaşında?" "Yirmi dört." "Demek ki olgun, deneyimli bir kadın, ne istediğini biliyor ve kendi kararlarını verecek yaşta. Sizin evliliğinizle ya da eşinizle birlikte yaptığınız özverilerle ne ilgisi var bunun? Kaç yıldır kendi başına yaşıyor?" "Altı yıldır." "Gördünüz mü? Tamamıyla bağımsız bir kişi. Ama sırf Avusturyalı hekimin biri -Dr. Sigmund Freud'dan söz ediyorum, mutlaka adını işitmişsinizdir- çocuklarla anne babaları arasındaki sağlıksız ilişkiler üstüne bir şeyler yazdı diye, günümüzde insanlar her şeyin suçunu kendilerinde arıyorlar. Sizce Hintliler katil olan bir evladın anne baba kurbanı olduğuna mı inanıyorlar? Söyleyin bakalım."
Sayfa 90 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tıpkı hapishanelerin hiçbir mahkûmu düzeltemedikleri -yalnızca onlara yeni yeni suç yöntemleri ögretebildikleri- gibi, hastaneler de hastaları tümüyle gerçekdışı bir dünyaya alıştırırlardı, çünkü buralarda her şeyi yapabilir, davranışlarının sorumluluğunu almak zorunda kalmazlardı.
Sayfa 86 - Can Çağdaş·Kitabı okudu
Koğuştan salona doğru yürüdüğü sırada öylesine katışıksız bir nefret duymuştu ki, artık yüreğinde hiçbir kin kalmamıştı. Yıllarca ruhunun derinliklerinde barındırdığı olumsuz duyguların su yüzüne çıkmasına izin vermişti sonunda. Onları gerçekten hissetmişti, artık gerekli değillerdi, gidebilirlerdi. Sessiz, kıpırtısız oturmayı sürdürdü, yaşadığı ânın tadını çıkararak, nefretin geride bıraktığı boşluğun sevgiyle dolmasına izin vererek.
Nedense hepimiz yalnızca sevmek, kabullenmek, işlerin kolayını bulmak, çatışmadan kaçınmak üzere yetiştiriliriz. Veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce Veronika'yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. Oysa orada kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne cesur, ne küstah, ne deli kizlar duruyordu.
Kolay konularda ödün vermemekte üstüne yoktu; sanki ne kadar güçlü ve aldırışsız olduğunu kendi kendine böyle kanıtlayacakti. Oysa aslında kırılgan bir insandı, hiçbir zaman üstün bir ögrenci olmamış, okulda spor dallarında da pek bir başarı gösterememiş, evinde de huzurlu bir yaşam sağlayamamıştı.
Sayfa 79 - Can Çağdaş·Kitabı okudu