sema

sema
. .
Resim-İş Öğretmenliği / Grafik Tasarım
11 Kasım
276 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
2
Gözlerinin gözlerimde buğusu kaldı Saçlarım saçlarınla harmanlandı Kadınım bu gece bizde adandı Dünyada hiç aşk kalmamış gibi Evin avlusunda yaşlı bir incir Göğsünde sütünün kokusu kalır Kadınım güneşte suçun görünür Sanki sabah her şeye tanıkmış gibi Umut istemiyorum artık bu gece Kapılarım kapalı ölüm gelirse Benden bir gün geride bir şey kalırsa Sana adak olsun yaşamım gibi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İki köşeli yalnızlık
Gökyüzünde asılı kalmış bir yankı Arıyor kendisini bırakan ağzı Yeniden, yeniden sesini bulmak için İki köşeli yalnızlığın bir ucunda sen, bir ucunda ben Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz Anı bile yok, ses, koku bile Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi...
yüzün, dünyaya yakılan ağıtların önsözü olacak...
Âşıktı
Yalnızlıktı, yalnızlıktan öte bir şeydi İçimde bir tortuydu taşa dönüşen Dünyayla benim aramda kaldı Adı bile konulmadı geçip giderken Ölümdü, yedi dağın ardından sesi gelirdi Ama yaşarken var olabilirdi ancak Yokluğu anlaşılmayacak kadar benimdi Bir şiir ki, hep kendini yazacak Aşktı -sanırım öyleydi- çünkü karanlığın Surlarını taşlarken gördüm onu Bütün varlıklara yöneltilmiş bir soruydu Kurtarılmış bir bölgeydi elinden umutsuzluğun Yaşamdı, sürüp giden yaslı ve uzun..
Kan
Ölüm günleridir şimdi Ölüme doğar çocuklar Ey soruların gelini, soruların gelini Nereye yürüsek duvar Nereye baksak çöl Anlatsam sana bir şeyleri Ağlar hep ağlar bir mor Bulamayarak bir türlü çiçeğini Sevda epeydir sevgiyi söylemektir sanılıyor Santranç tahtalarının üstünde sevişiliyor Güldürerek geometriyi Sevgilim, sevgilim Sözünü kanla kestim...