Deniz bozbulanık, akşam alaca
İçimdeki sıkıntıyı elimle kovdum
Yürüdüm düşlerimin kıyıları boyunca
Bir sorunun önünde öylece durdum
Bunca şiirden ne kaldı bana
Her sabah yeniden doğma hüneri mi?
Her gece yinelenen bir uzun duruşmada
Tanık gibiyim de sanığım kimi
Deniz bozbulanık, akşam alaca
Maviler birdenbire mora çalıyor
Ey insanlar, bir adam burada
Bardaktan boşanırcasına ağlamak istiyor...
Bugünü bitirip yarına başlayamam
Gözlerim sokakların ardına taşamıyor artık
Herkesin güldüğü yerde ben ölüyorum
Yüreğimde anlatılmaz bir kırıklık
Ucu bucağı var mıdır ki bu acının
Günler birbirine ekleniyor, tek bir gün oluyorlar
Artık gecenin ardından sabah gelmiyor
Ve uzun bir kışın ardından bahar
Bugünü bitirip yarına başlayamam
Dün kayboldu, ötesi bir o kadar uzak
Sözcükler taşa dönüşüyor şimdi boğazımda
Çok anlatılmış bir öykü oldu yaşamak..
Hiç söylenmeyecek sandığım sözler
Bir bir kayıyor artık dudaklarımdan
Hiç ayrılmayacak sandığım dostlar
Gülümsüyorlar şimdi kendi yollarından
Avuçlarıma çeşmelerden su dolduruyorum
Üstüne tutuyorum yazdığım şiirlerin
Yazılar silinmiyor, daha belirginleşiyor
O buruk anıları yaşanmış günlerimin
Hayata da ölüme de öylesine uzağım ki
Yüreğim eski bir duvar gibi delik deşik
Bir sevda mı onaracak şimdi onu
Geçip gitmişken benden sevgililik?