Feridun tam bir İstanbul efendisidir. Dükkanına gelen herkes kendini konakta sanır. Sağdan soldan kulaktan dolma, "Nerdee eski Beyoğlu, kimseler kalmadı" edebiyatına lütfen son verin.
Toplumsal ilişkileri ve geleneksel ürünleriyle eski Beyoğlu hala ayakta. Keşfetmek size kalmış.
Akide şekeri mi istediniz? Buyurun, tarçınlı, naneli, susamlı, bergamotlu, limonlu, portakallı ve güllü. Dilerseniz peynir şekerinden versinler ... "Lahok" diye bir şey duydunuz mu? "Çevirme" ya da "beyaz tatlı" da denir. Bir zamanlar, kavanoz içinde hindistancevizlisi satılırdı, İzmir Çeşme'de de sakızlısı. Feridun Bey biraderimizde ise vanilyalısı ya da bergamotlusu var.
Peki, zemin üzerinde Kırk Haramiler'in yağ bal küpü misali, mağrur bakan kalaylı bakır kaplar da ne öyle? Özel imalatımız reçeller. Feridun, kepçeyi daldırırken, hafif de kasılır hani, çilek, kiraz, gül, incir, mevsimiyse portakal, ayva ya da vişne, hatta frambuaz reçelleri kepçeden aşağı renk renk akar. Dahası, eğer Feridun'un otuz yıllık kalfası Muharrem Demir'in yaptığı minicik yabani elma reçelini tatmadıysanız bugüne dek, hayıflanın.