Çok beğenerek okuduğum bir eserdi, Akif bey görev icabı orduya katılır, ama başına bir iş gelirse karısı mağdur kalmasın diye babasına ve dostuna talimatlar verir, kadın kocası orduya katılacak diye güya üzülür, sonrasında Akif bey in öldüğü haberi gelir ve olanlar olur, karısının gerçek yüzü ve sonrasında yaşanan sürprizler, tam bir entrikaydı.
Akif BeyNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,176 okunma
“Vialand’a gelmişken herkes hangi oyuncağa bineceğini heyecanı ile geç kaldık işte şu bu oyuncaklara binemeyeceğiz , eğer binemezsek sorunu sizsiniz sizin yüzünüzden olacak diyen ergen liselinin kurnaz gülümsemeli bakışlarını görmüşken, hiç de oyuncaklar için heyecan duymayan, tek başına yaşamaya alışkın tavırlarla, bir tek kendisinin oyuncaklara binerek anksiyete yaşamayacak isteyececeğinden emin gibi sormuştu ama bir kaç şüpheli cevaplara rağmen bir tek o kalmıştı. Vialand Avmye çıkarken -tek başına gezmeyi becerebildiği için olacak hep hızlı hareket etmişti de geriye doğru saydı 5-6 adet 15-20 basamaklı toplamda yaklaşık 120 basamak kadar çıkacağını hesap etti , merdivenler bittiğinde nefes nefese kaldığını gördü, yaşına göre iyi çıktığını ama yine de zorlandığını anladığında yukarı bulutlara baktı ve çoğu yaşadığı şekilde derealizsyon ve deparsonalizsyon karışımı, sigaradan mı yoksa şekeri mi düştü derken kendini D&R mağazasında buldu. Ne de olsa güzel geçecek bir kitap ve Starbucks’ta americano ile kitap okuma heyecanıyla Thomas Bernhard kitabı bulmaya koyuldu da yani kendisi bulmalı derken yine yorgunluk, ben neredeyim bu kalabalıklar derken panik atak , şeker düşmesi karışımı ayakta zar zor duruyordu , bak yine aynısı oluyor diyerek D&R çalışanı kıza Thomas Bernhard kitabı var mı diye soracaktı ki telaffuz edemeyeceğini umarak google’a yazdı ve gösterdi, bu yazarın kitaplar var mıydı, kız bilgisayardan baktı ve hiç bir kitabı kalmamış deyince çaktırmadan tamam sağol derken, kız gittikten sonra bilgisayara kendisi baktı da anlamlandıramadı, isimler vardı ama olsaydı kitaplar herhalde yeşil okey işareti de olur derken kadınların duygusal tepkileri aklına geldi ve güvenemediğini düşündü , kızsa başından savdı gerçekten bakmadıydı. Neyse bulamadım bari starbucksa
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989907 okunma
I like not knowing about some things. Yes. I like it. Because it feels comfortable to me. I take refuge in the comfort of saying "I don't know." I read the Elephant Man story for the first time in this book. But I didn't know it was a famous story and based on a true event. Absolutely. So I'm glad I read it without knowing anything about it. Because it didn't affect my feelings.
I did a simple reading and I have simple feelings. Not exaggerated. The Elephant Man was a human and never a creature. Monster or creature. He was human. What about the other people? They are prejudiced. As always. I think the real creatures are the other people. Because they wounded a wounded person again and again. That evil requires having an evil heart. Right? Clear... Apart from that. The book is very easy to read because when I didn't know a word, I looked up its meaning on the next page. It was very comfortable. I didn't use a dictionary. Besides, this was a first-level reading. Beginner level. I will watch the movie. Of course, I will watch it in English. Because I made a promise to Professor Akif. Just like he promised Fuat Sezgin.
I know I'll always be grateful to him. That's it. That's all I know.
I had a crazy idea today. I've been reading Harry Potter for 23 years. It's time I started reading it in English. That's real magic!
Mükemmel bir kitap. Zenginlik gerçekte nedir? Bu kadar anlaşılır ve gerçek bilgileri başka hiçbir yerde okumadım. Okuyucuyu sarsan bir kitap. Uyanadırıcı kitap.
Çanakkale sahada kazanıp masada kaybettiğimiz savaş. Okullarda sadece üstünkörü savaşıldı kazanıldı denilip
geçilen ama detayına inildiğin de içinin titredi o savaştır ki 250 bin dedemiz şehit olmuştur. yerin bir metre altını kazdığında kemik çıkan o topraktır ki bastığın yeri toprak deyip geçme tanı demiştir mehmet akif ! ne arkalarında bıraktıklarının gözyaşları ne açlık ne sefalet yıldırdı savaşmaktan mehmetçiği nede imkansızlıklar vazgeçirdi amacından. O mehmetçik ki ya şimdi ölürüz torunlarımıza özgür bir vatan toprağı bırakırız ya da ayak basacakları bir toprak olmaz dediler. İkinci ihtimali hiç düşünmediler. Ne olaylar ne zekalar neler yaşanmış neler.
Ben şimdiye kadar nasıl çanakkaleye gitmemiş nasıl bu yaşanılanları detayıyşa bilmemişim ah dedim ah.
Herkesin çanakkaleye gitmesi ve hemen akabinde bu kitabı okumasını şiddetle tavsiye ederim
lütfen ama lütfen gidin ve okuyun…
"Düşümde düşüme girdin dün gece..."
Az önce rüyamda Âkif hoca bana mesaj atmış, Seren hanım bu kez vize notlarını görerek not giriyorum diye. Ama ben uyudum, o zaman bu rüya diyerek uyandım. Çünkü nöbeti devredip uyudum. Bugün girerim dediyse girer dedim ben size. Çünkü Âkif king. O kadar.
Can özümden besmeleyi çekende ; böyle iki yıl. Dosta Doğru şiirler. Hadi başlayalım.
R.Ç:
Hocalarım
Kuran notu girilmiş
O.Y:
Hadi bakalım nöbetçiler istirahat vakti
R.Ç:
Beni nöbete bırakmıştı Seren hoca
O.Y:
Tahmin ettim hocam
R.Ç:
Şimdi saati önemsemeden çaldırsak mı kendisini hocam
O.Y:
Neden demez
Peşimden dönen muhabbetler bu, rüyamda rüyama girecek şey max budur benim de zaten. Elhamdülillah. Çok şükür bugün de Âkif hoca beni yanıltmadı. O kadar kıymetli ki şu. En küçük şey de bile o yapmaz demek. O bunu yaparım dediyse yapar demek.
Sonuç; 100'de ısrar etme 90 da oluuuuuur:)
İnsan dediğin; noksan da olur.
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Alperen Yayınları · 20061,319 okunma