Enes Akil AKBALIK

Enes Akil AKBALIK
@akilladamm
Biz şehrin asfaltlarında atlarını yitirmiş süvarileriz.
Bir Haziran Sabahı
9/10
·128 syf.·
2025 33. kitabı
Engin Topuz’un Bir Haziran Sabahı romanı, sadece üç saatlik bir bekleyişi değil, bir ömrün ağırlığını ve sessiz bir iç hesaplaşmayı anlatıyor. Pandemi günlerinin gölgesinde, kızı üniversite sınavına girerken lisenin karşısındaki parkta oturan Sevgi’nin hikâyesi, aslında hepimizin kendi iç sesine tuttuğu bir ayna gibi. Roman, Sevgi’nin geçmişle bugünü harmanlayan düşünce akışı içinde ilerliyor. Lisenin duvarları, bir zamanlar umutla, aşkla, dostlukla dolu gençlik yıllarını hatırlatıyor. Eski arkadaşlarının hepsini aynı parkta yeniden görmek, yılların biriktirdiği sessiz pişmanlıkları ve kaybolan masumiyeti bir anda canlandırıyor. Özellikle üniversite sınavına giderken bir arkadaşlarının geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmesi, hem o kuşağın belleğinde hem de Sevgi’nin ruhunda hiç kapanmamış bir yara olarak roman boyunca yankılanıyor. Topuz, mekânı (Manisa lisesi ve tüm Manisa) ustalıkla kullanıyor; bu küçük alan içinde geçmişin geniş bir panoramasını açıyor. Üç saatlik zaman dilimi, Sevgi’nin zihninde onlarca yılın iç içe geçtiği bir zaman koridoruna dönüşüyor. Pandemiyle gelen yalnızlık, eşinin kaybı, annesiyle paylaştığı Engin Topuz ev, bir yandan bugünün hüznünü taşırken; lise arkadaşlarıyla karşılaşması, geçmişin neşesini ve kayıplarını yeniden yüzeye çıkarıyor. Romanın en güçlü yanı, zamanın izafiliğini hissettirmesi. Yalnızca “üç saat” ama o üç saatte bir kadının bütün bir hayatı, gençliği, aşkları, kayıpları, umutları sığabiliyor. Engin Topuz, sade ama içten diliyle bu geçişleri öyle doğal örüyor ki, okuyucu da Sevgi’yle birlikte kendi geçmişine dönüyor. Bir Haziran Sabahı, hayatın kırılganlığını, zamanın geçiciliğini ve insanın kendini yazıyla yeniden var etme çabasını anlatan duygu yüklü bir roman. Sessiz bir parkta başlayan bu hikâye, her okurun kalbinde
Bir Haziran SabahıEngin Topuz · Lando Yayınları · 20254 okunma
hanifi yikilmaz isimli okura yanıt verildi
Enes Akil AKBALIK
Nezaketiniz için teşekkür ederim.
Reklam
İdealist Öğretmen
8/10
·88 syf.·
2021 39. kitabı
Bu kitabı 3. okumamda kısa da olsa bir inceleme yazmak istedim. Grigoriy Petrov kitapseverlerin, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabıyla tanıdığı idealist bir yazardır. Kitabın ismiyle ve kapağıyla değerlendirenler soğuk bir Rus kasabasında geçen sıkıcı bir hikaye okuyacaklarını sanabilirler. Sanabilirler diyorum çünkü bu kitap üstüne konuştuğum kitabı okumamış birkaç kişiden bu yorumları duydum. Ne yazık ki onlar Beyaz Zambaklar Ülkesinde’yi de okumamıştı. Bugünlerden şikayet eden, karamsarlığa düşen, nasıl sorusunu sorup cevabı aramaya mecali olmayanların bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum. Çünküsünü ben açıklamadan kitaptan bir pasajın açıklayacağını düşünüyorum. “Neyi satın almıyoruz söyleyin? Kendi başımıza ne üretiyoruz? Kurşun kalem, iğne, iplik, düğmeler - onları da yabancılardan alıyoruz. Söylemekten utanıyorum, ancak yabancıların düğmeleri olmasaydı, kıyafetlerimizi giyemezdik. Yabancı mendiller olmasaydı, kıyafetlerimizi giyemezdik. Yabancı kaşıklar, çatallar, bıçaklar olmasaydı neyle yemek yiyecektik. Kendimize ait hiçbir şeyimiz Yok. Her şey yurtdışından ithal ediliyor. Her şey pahalı. Ödeyemezsek kredi çekiyoruz. Bir yandan bir pahalılıktan şikayet ediyoruz, bir yandan övünüyoruz. Güya bizim toprağımız en verimlisi, en büyüğü. Güya her şeye sahibiz. Aynı şey halk için de geçerli. Milyonlar, on milyonlar, yüz milyonlar okuma yazma bilmiyor. Zihinsel olarak körler. Yüz milyonluk halk, gözleri henüz açık olmayan kör bir köpek yavrusu gibi. Hem de bir, iki hafta değil, yüz, beş yüz, bin yıl boyunca kapalı. Ne korkutucu! ...” İncelemeye devam etmeye gerek yok bence. Ne dersiniz? İdealist Öğretmen Grigory Petrov
Düşünce
İdealist ÖğretmenGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 20177,8bin okunma
Cihat isimli okura yanıt verildi
Enes Akil AKBALIK
Kesinlikle kardeşim hem bu kitabı hem de Beyaz Zambaklar Ülkesinde’yi ara ara okumak lazım.
6/10
·272 syf.·
2020 52. kitabı
Yine mezattan aldığım kitaplar arasında içeriğini bilmediğim bir kitapla tanıştım. Bir dönemin büyük sorunlarından olup bugün çözülmüş gibi görünen başörtüsü sorununu temel alan bir içe dönüş kitabı Yalnız Değilsiniz. İnanç eksikliği ile batılı tarzda yetiştirilmiş bir genç kızın üniversitede tanıştığı bir arkadaşı vesilesi ile ölüm gerçeğini düşünmeye başlamasıyla değişen ve birbirine bağlanan olaylar silsilesini anlatıyor kitap. Konu olarak güncel olmayan bir sorun olsa da kitap eline geçenler için akıcı dili için okunabilir. Hiçbir inanç ve düşüncenin kısıtlanmaması, herkesin özgürce yaşayıp inanabilmesi ve düşünebilmesi dileğiyle. İyi okumalar.
Yalnız DeğilsinizÜstün İnanç · Timaş Yayınları · 2002145 okunma
Hüzzam isimli okura yanıt verildi
Enes Akil AKBALIK
Maalesef izlemedim. 1990 yılında çekilmiş bir filmi olduğunu öğrendim kitaba başladıktan sonra ancak dizisini olduğunu bilmiyordum. Kitabı okuduktan hemen sonra filmini de izledim. Çekildiği dönemde gişe rekorları kırmış bir filmmiş ancak kitabın üstüne bana biraz eksik ve yavan geldi.
Yumma gözlerini, uyuma bugün Bütün gölgeler akşam oluyor Üşüyor yaprak, dallar usuyor Savrulup yirtilan ruzgar üşüyor Oysa ben senden neler neler isterdim Senli sevdalarda doğmak isterdim Sabahlar isterdim, asi ve mavi Büyüsün isterdim ışığın rengi Ahmet Can Akyol Gününüz aydınlık olsun!!!!
Şiir
Enes Akil AKBALIK
Onur Akın’ın sesiyle okuduk :) gün aydın olsun