Betül Akın

Bana bak, Peyami, ben, en çok beni korumak isteyenlerden, rafta saklanacak bir nevi mahluk gibi beni sakınanlardan nefret ederim. Ben, İzmir için ne tüfek atabilirim, ne de İzmir'in düşmanlarını at üstünde kovalayabilirim. Fakat İzmir yolunda gömleksiz, tütünsüz, hatta ekmeksiz, kimsesiz ölenlerin hayatında biraz teselli olabilirim. Hastalıklarına bakabilirim, ölürlerken bir kardeş gibi gözlerini kaparım. Biraz da onların meşakkatini, yükünü ben taşırım. İhsan beni neden bundan menediyor? Eğer bizim gözlerimizin göreceği hayatı yaşayamayacak kadar düşmüş ise çok ayıp, yok, beni korumak istiyorsa ben bundan nefret ediyorum. Ben yalnız benim çekeceğim kadarını değil, daha fazlasını bana yükletmek isteyenleri, elimden tutup ateşe sürükleyenleri severim, içimde yanan şeyi, içimdeki ateşi kim tezyid ederse o benim hakiki arkadaşım olabilir. Zavallı Ahmet Rıfkı her çarpışmaya gitti gün, her tehlike günü bana hemşire gömleğini atıp beraber gelmemi teklif ederdi. Beni hala bir şehir kadını gibi emniyette ve selamette tutmak istiyorsunuz.
Sayfa 86 - Özgür Yayınları, 1997·Kitabı okudu
Reklam

Betül Akın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·230 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 17:26
·
2022 10. kitabı
Halide Edib Adıvar
8.1/10 · 30,3bin okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2022 8. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 20:57
Kitap 15 yaşındaki suç makinesi bir gencin yaşadıkları, suçları işlerken duyduğu hazzı gerçekçi bir şekilde anlatıyor. O kadar gerçekçi ki mideniz bulanıyor, başınız dönüyor. Başta işlenen suçları okurken sinirlenip, iğrendiğim için kitabı bırakacaktım ama kendimi zorladım çünkü yazarın en tanınan kitabı sadece böyle iğrençliklerden oluşamazdı. Ki dediğim gibi zorlanarak okuduğum 66 sayfadan sonra gencin tutuklanması ve üstünde yapılan deneyleri anlatılmaya başlaması ile daha akıcı ve okunabilir sayfalar geliyor. Buradan sonrasını yazarak spoiler vermek istemiyorum. Kitabı okurken düşündüm acaba gerçekten böyle bir şey yapılsa bir çözüm olur muydu? Ama kitabın sonuna geldiğimde cevabımı da aldım. Duygular, davranışlar öğrenilen olgulardır. Ailen de, çevrende ne gördüysen büyüdüğünde aynılarını yaparsın. Evet belki yaptıklarından pişman olur ve çocuklarına yapmamalarını öğütlersin ama çocuğun çoktan senden bunu öğrenmiştir ve seni duymayacaktır. Yani bir çocuk yetiştirirken sözlerimizden çok davranışlarımız etkilidir.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
İstediğiniz kadar harika anayasalar yapınız; özgürlükler alanında da halka istediğiniz kadar hak tanıyınız; istediğiniz kadar sosyalizmin ve liberalizmin sihirli gücüne inanınız; eğer çocuklarınız gerektiği gibi eğitim almazlar, hayata bir hiç olarak atılırlarsa yasalar ve bütün sosyal haklara rağmen toplumsal hayat yine de sönük ve ruhsuz olacaktır. Böyle bir nesilden gelen memurlar bencil, uyuşuk, devlet adamlarıysa politik madrabaz olurlar. Politikacılar, çıkar peşinde koşarlar.
Sayfa 52 - Karbon Yayıncılık·Kitabı okudu