Gerçeğin hayatın içinde olduğunu sanıyorsunuz. Sokakta. Ayağınızın altında. Size göre gerçek böyle alçak bir şey. Dünyevi. Hayır, gerçek hayal ettiğimiz şeydir. Olmak istediğimiz şey.
Yaş ilerledikçe her şeyi bırakıp gitmek zorunda kaldığımız dünyada tam olarak ne için çabaladığımız konusunda şüpheleri oluşmaya başlamıştı. Elimizdeki en kıymetli şey olan zaman, ihtiyacımız olmayan bir sürü eşyaya sahip olmak için kullanmak modern insanın laneti gibiydi. Temel ihtiyacı olmayan lüksleri hayatına sokup daha sonra o lüksler olmadan yaşayamıyordu insan. Modern zamanlar, lüks ihtiyacı temel ihtiyaca dönüştüren garip bir denklem kurmuştu adeta.