Acı ve korku yalnızca
kendi başımıza deneyimlediğimiz şeyler değil, bir yandan da anne babamızın, arkadaşlarımızın ve toplumlumuzun sorunlarıdır. Sen benim, ben de sen. Birimizin başına
güzel şeyler geliyorsa bu hepimizin başına geliyordur.
Birimizin başına kötü şeyler geliyorsa bu da hepimizin
başına geliyordur. Bu, ben olmaktan sıyrılmakla gelen
bir içgöriidiir ve bu içgörii sayesinde kendi acılarınızın
ve korkularınızın kolektif şeyler olduğunu fark edebilirsiniz. Aynı şekilde mutluluğun da kolektif bir mesele
olduğunu görebilirsiniz. Biz birbirimizden ayrı değiliz.
Gerçekte insanlık her zaman en kötü eller tarafından yönetilmiştir. Acınacak bu durumun doğru olduğu, yani bugüne kadar insanlığın kötü, yeteneksiz, düzenbaz ve intikamcıların elinde olduğudur.
İnsanın kendi olabilmesinin koşulu kim olduğunu bilmemesi ve kim olduğunu aramasına bağlıdır. Bu açıdan bakınca, yaşamdaki yanlış adımların, gidilen yanlış yolların, amaçtan uzak başka işlere harcanan boş zamanların bile aslında kişinin kendine ulaşmasına yönelik adımları vardır.
Zira nasıl ki balıklar suda, kuşlar havada, köstebek toprağın altında rahatsa, her insan da sadece kendine uygun atmosferde rahat eder; nitekim saray havası herkes için solunabilir değildir.