Bir zamanlar herkesin sürekli tavsiye ettiği bir kitap olduğu, ve söylentiye göre olasılık teorisi ile ilgili bir kurguya sahip olduğu için ilgimi çekmişti ve almıştım. Ağustos 2015'te... Ancak okuyabildim. Okurken kitabın aslında sağda solda övüldüğü kadar iyi olmadığını düşündüm, açıkçası bitirdikten sonra hâlâ aynı fikirdeyim.
İlginçtir, kitap ABD'de kıyıda köşede kalmış, doğru düzgün satamamış bir kitap, Adam Fawer de ünlü bir yazar değil, oysa Türkiye'de aşırı ünlendi. Hatta Cüneyt Özdemir'in konuğu olduğu program Youtube'dan izlenebilir. Adam kendisi bile nasıl olup da ABD'de doğru düzgün bir başarı elde edememişken dünyanın öbür ucunda aklına bile gelmeyen bir ülkede, Türkiye'de ünlü olduğuna ve çılgın bir satış yaptığına inanamıyor gibiydi. Bunu doğrudan söylemekten bile kaçınmadı.
Peki bu kitabı dünyanın aksine Türkiye'de bu denli popüler yapan şey neydi? Türk insanı niçin bu kitabı bu kadar sevdi? Bu kitap bu kadar iyi idiyse, bir biz mi bunu anlayabildik, kitabı orijinal dilinde okuyan Amerikalı'lar niye anlayamadılar?
Benim düşüncem şu: Kitap aslında gerçekten de tam bize uygun. Çok derinliği olmayan popüler bilim kitabı. Hem anlayabilecek kadar sığ, hem de hava atabilecek kadar bilimsel. Batıda genel olarak herkes kendi işini iyi bilir ve diğer işlerde iddialı değildir. Yani genellikle ben her konudan anlarım diyen insanlar bulamazsınız. Kendi işlerini iyi yapar, diğer işlerde ise ne iddia yaparlar ne de ilgilenirler, hı hı deyip geçerler. Dolayısıyla batılı bir insan eğer bilim insanı falan değilse bu kitabı eline alınca "o adamım burada çok fazla matematik var, bana göre değil" deyip bırakır. Bilim insanıysa da kitaptaki matematiğin basitliği onu tatmin etmez, felsefi irdelemelerin sığlığı, zayıflığı, ve yer yer hatalı mantık yürütmeleri onu